go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1536 kişi  07 Mar 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

believe

believed, believed, beliving, believes
f. inanmak, güvenmek
  • Um, l believe your friend Embry, is dead.
    Şey, galiba arkadaşın Embry ölmüş.
  • You wouldn't believe it if I told you.
    Söylesem inanmazsın.

  • they believe everything you tell them.
    söylediğin her şeye inanıyorlar.

  • -I can't believe I'm crying in front of you. You must think I'm so pathetic. No, no, no, I admire a man who can cry.
    - Really?
    Senin önünde ağladığıma inanamıyorum. Çok acınacak halde olduüumu düşünüyor olmalısın.
    -Yo, yo hayır. Ağlayabilen bir adama hayran olurum.
    -Gerçekten mi?
  • I couldn't believe it when I saw you running.
    Seni koşarken gördüğümde inanamadım.

  • You say he's innocent but nobody cares
    That's not the paper's fault. People believe whatever they want to
    Sen, onun masum olduğunu söylüyorsun ama kimse aldırış etmiyor.
    Bu gazetenin hatası değil. İnsanlar, neye inanmak istiyorlarsa, ona inanıyorlar.
  • You, including some behavior scientists, have begun to make me believe that we've all been putting too much emphasis on environment and too little on heredity.
    Sen, bazı davranış bilimcileri dahil, hepimizin çevreye çok fazla ve kalıtıma çok az önem vermekte olduğumuza beni inandırmaya başladınız.
  • They led me to believe SD-6 was one of these divisions and that was why they didn't operate through Langley.
    SD-6’nın bu bölmelerden biri olduğuna inandırdılar beni ve bu yüzden Langley boyunca çalışmadılar.
  • l believe l needed a little shut-eye after last night's excitement.. and l have a faint recollection of singing to someone.
    Sanırım, dün geceki heyecanlı anlardan sonra, gözlerimi dinlendirmem gerek... ve hayal meyal birisine şarkı söylediğimi hatırlıyorum.
  • I believe I've made my point.
    Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim.

  • I believe you've solved the case.
    Sanırım davayı çözdün.
  • I believe art has to take responsibility but it should not give up being art.
    Anselm Kiefer
    Sanatın sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum ama sanat olmayı bırakmamalıdır.
  • I don't believe you. I
    put that thing on my face.
    Sana inanmıyorum. O şeyi
    yüzüme sürüyorum ben!
  • I don't believe you. Then shoot me.
    Sana inanmıyorum.
    - O zaman vur beni.
  • I'd like to believe you,
    but right now, you're screwed.
    Sana inanmak istiyorum ama
    şu anda çok kötü durumdasın.

  • I can't believe you.
    We could've done something.
    Sana inanamıyorum.
    Bir şeyler yapabilirdik.
  • I don't believe you!
    Sana inanamıyorum!
  • He told you he was conducting an independent security check,and you had no reason to believe otherwise.
    Sana bağımsız bir güvenlik taraması yaptığını söylediyse başka türlüsüne inanmana gerek yok.
  • I should not be here speaking to you as I am now if I did not believe you clean grit, right through to the very depths of your soul.
    Ruhunun derinliklerinde bulunan taşları temizlediğine inanmasam,Şimdi olduğu gibi, burada seninle konuşuyor olmazdım.
  • I believe the Rolling Stones wanted to play in Golden Gate Park.
    Paul Kantner
    Rolling Stones'un Altın Kapı Parkında çalmak istediğine inanıyorum.

3,302 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026