go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1482 kişi  28 Ağu 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

can

f. ebilmek, konservelemek
i. teneke kutu
  • A teacher affects eternity; he can never tell, where his influence stops.
    Henry Brooks Adams
    Bir öğretmen sonsuzluğu etkiler; etkisinin nerede bittiğini asla söyleyemez.
  • One tallow stain, or even two, might come by chance; but when I see no less than five, I think that there can be little doubt that the individual must be brought into frequent contact with burning tallow-walks upstairs at night probably with his hat in one hand and a guttering candle in the other.
    Bir mum yağı lekesi hatta iki tane bile,tesadüfen olabilir;fakat beşten daha az görmediğimde,sanırım bireyin muhtemelen bir elinde şapkası,diğerinde mum yukarı kata yanan mum yürüyüşleriyle sık sık temas kurmaları için getirilmeleri gerektiği konusunda biraz şüphe olabilir .
  • A dissenting minority feels free only when it can impose its will on the majority: what it abominates most is the dissent of the majority
    Bir muhalif azınlık ,sadece,isteğinin yerine getirilmesi için, çoğunluğa baskı yaptığı zaman,özgür hisseder: En çok bıktıran şey çoğunluğun muhalefetidir.
  • I can understand the commercial need to transform an outlaw into an aristocrat.
    Bir kanunkaçağının bir aristokrata dönüştütülmesinin, ticari amacını anlıyorum.
  • All a woman needs is a good bath, clean clothes, and for her hair to be combed. These things she can do herself. I very seldom go to the hairdresser, but when I do, I just marvel.
    Hedy Lamarr
    Bir kadının tek ihtiyacı olan iyi bir banyo, temiz kıyafetler ve saçlarının taranmasıdır. Bunlar kendisinin yapabileceği şeylerdir. Ben çok nadiren kuaföre giderim fakat yaptığımda da hayrete düşerim.
  • You know you can call me
    if you need anything.
    Bir ihtiyacın olursa beni
    arayabileceğini biliyorsun.
  • In a thriller, the camera's an active narrator, or can be.
    John McTiernan
    Bir gerilim filminde kamera aktif bir hikayecidir,yada olabilir.
  • You can act like a man!
    What's the matter with you?
    Bir erkek gibi hareket edebilirsin!
    Neyin var senin?
  • When an apple's rotten, there's nothin you can do except throw it away...or it'll spoil the whole barrel.
    Bir elma çürüdüğünde, onu atmaktan başka yapabileceğin bir şey yok…yada tüm varili berbat eder.
  • Can you change a dolar bill?
    Bir dolarlık kağıt parayı bozabilir misiniz?

  • Can I get a piece of cake?
    Bir dilim pasta alabilir miyim?

  • A genius is one who can do anything except make a living.
    Joey Lauren Adams
    Bir dahi hayatı kazanmak haricinde her şeyi yapabilen kişidir.
  • I can never say that I'm never gonna gamble again.
    Bir daha asla kumar oynamayacağıma dair söz veremem.
  • I can dig another hole.
    Bir çukur daha kazabilirim.
  • You can adopt a child or a custom; in these cases you are making the object of the adoption your own, accepting it.
    Bir çocuğu evlat edinebilir, bir geleneği edinebilirsin; böyle durumlarda “edinme” sana ait olma, o şeyi kabul etmen anlamına geliyor.
  • It's a rattle.
    You can get it engraved.
    Bir çıngırak.
    İşleme yaptırabilirsin.
  • I'll see what I can do.
    Bir bakayım.

  • A bowler can make or break a chap.
    John Newton
    Bir atıcı bir arkadaş yapabilir yada kırabilir.
  • I demand a recess so that I can take him outside...
    Bir ara talep ediyorum, böylece onu dışarı çıkarıp...

  • May I say what a great pleasure it is to entertain an American intellectual? Somebody with whom I can exchange political ideas and opinions.
    Bir Amerikan entelektüelini ağırlamanın benim için ne kadar büyük bir keyif olduğunu söylemeliyim... siyasetle ilgili fikir ve düşünce alışverişi yapabileceğim birini.

15,572 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026