Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 582 kişi  15 Ağu 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

caught

 
caught, caught, catching, catches
[catch] f. yakalamak, tutmak, yetişmek, basmak, baskın yapmak, kapmak, gafil avlamak, edinmek (alışkanlık), cezbetmek, çekmek, enselemek, anlamak, kavramak, tutunmak, yakalanmak, tutuşmak, maruz kalmak, takılmak, vurmak,, çalışmak (mekanizma)
  • l have caught an illegal immigrant . He's brought a dozen of.. illegal immigrated chickenswhich are not yet inspected.
    Yasadışı bir göçmen yakaladım. Buraya yasadışı yollarla sokulmuş bir düzine tavuk getirmiş.
  • We'd get caught. I'd get the chair.
    Yakalanırdık. Beni sandalyeye oturturlardı.

  • I was telling the director how pleased I am you caught Sloane.
    Sloane'i yakaladığın için ne kadar memnun olduğumu müdüre söylüyordum.
  • They are slaughtering everyone who dared to take up arms!One who is caught with a sword,is killed for the sword.
    Silahlarını çıkarmaya cesaret eden herkesi kıyıyyorlar! Kılıçla yakalanan biri kılıcı için öldürüldü.
  • I think we just caught a break.
    Sanırım bir ipucu bulduk.

  • I think we just caught a break.
    Sanırım bir ipucu bulduk.

  • He's probably caught in traffic.
    Muhtemelen trafiğe yakalanmıştır.

  • ...and every time I said a Hail Mary,
    I caught a fish.
    Meryem'e her dua edişimde,
    balık yakalardım.
  • I caught it when I was
    picking up the lamp.
    Lamba devrilirken,
    bakmıştım.
  • I was the only one that caught a fish.
    İçlerinde tek balık yakalayabilen
    bendim.
  • I caught him eating my tomato plants.
    Domates bitkilerimi yerken yakaladım onu.

  • They caught a lot of fish.
    Çokça balık tuttular.

  • I didn't mean for you
    to get caught up in this.
    Bunun yüzünden yakalanmanı istemiyorum.
  • I read fearful news in this morning's paper.
    Oh, no. Not another little cat caught up in a tree.
    Bugünkü gazetede korkunç haberler okudum.
    Hayır, olamaz. Ağaçta tıkılıp kalmış küçük bir kedi olmasın yine!
  • We have no weapons. He was trying to dispose of this when we caught him.
    Bizim silahımız yok. Onu yakaladığımızda bunu yok etmeye çalışıyordu.
  • He caught me at a weak moment.
    Beni zayıf anımda yakaladı.

  • Some council members were using tax money as their own. But the press caught them with their pants down, and now the district attorney will press charges.
    Bazı kurul üyeleri vergi paralarını kendilerininmiş gibi harcıyorlardı,basın onların maskesini düşürdü,ve şimdi bölge avukatı onların ifadesini alacak.
  • It sounds to me like Whitney knew
    she was gonna get caught, and she ran.
    Bana öyle geliyor ki Whtiney yakalanacağını biliyordu ve kaçtı.

  • After months of sightings, a trapper caught a large Burmese python.
    Aylarca süren bir takipin ardından, büyük bir Burma pitonunu bir tuzak yakaladı.
  • it'd all be caught on
    that security camera.
    ...her şey şuradaki güvenlik
    kamerasında kaydedilecek.

285 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018