go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 898 kişi  01 Kas 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

to

ed. e, ye, ya, e doğru, göre, karşı
  • So you decided to go there with half
    and bargain with them?
    Paranın yarısıyla yanlarına gitmeye ve onlarla
    pazarlık yapmaya mı karar verdiniz?
  • Money's a horrid thing to follow, but a charming thing to meet.
    Henry James
    Para, peşinden gitmesi korkunç bir şey ama karşılaması büyüleyici bir şeydir.
  • It's exactly the same ice
    as the kind you have to pay for,
    Para verip de aldığın buzların
    aynısı onlar da.

  • There´s the money. l have changed it into marks. lt´s illegal to have dollars.
    Para orada duruyor. Onu Marka çevirdim. Dolar bulundurmak kanuna aykırı.
  • Making money is the only art form left open to innovation.
    para kazanma yeniliğe açık kalan tek sanat şeklidir.
  • There are a lot of bands who claim to be punk and they only play the music, they have no clue what it's all about. It's a lifestyle. It's not about popularity and all that crap.
    Billie Joe Armstrong
    Pankçı olduğunu iddia eden çok sayıda gruplar vardır ve onlar sadece müzik çalarlar,onların müzik hakkında hiç bir ipucu yoktur.O bir hayat sitilidir.Populerlikle ilgili değildir.Tamamen saçmadır.
  • I'm tired of making promises to Pam
    that I can't keep.
    Pam'e tutamayacağım sözler
    vermekten de yoruldum.
  • I'd like to apologize. I wanna tell him I didn't mean to get him in trouble.
    Özür dileyeceğim. Onun başını belaya sokmak istemediğimi söylemek istiyorum.

  • I apologize. It was wrong of me
    not to consult you.
    Özür dilerim. Sana danışmamakla
    hata ettim.
  • I'm sorry about that.
    I tried to fix it,
    Özür dilerim.
    Düzeltmeye çalıştım...
  • I'm sorry, Sydney. I cannot even imagine how painful for you to see Allison but you have to setup a meeting with Sark and Allison.
    Özür dilerim, Sydney. Allison'u görmenin senin için ne kadar acı verici olduğunu hayal bile edemiyorum, ama Sark ve Allison ile bir görüşme ayarlamalısın.
  • Excuse me, I have to powder my nose.
    Özür dilerim, makyajımı tazelemem gerek.

  • Sorry I'm late. I went to Starbucks with Julie after class.
    Özür dilerim geciktim. Dersten sonra Julie'yle Starbucks'a gittik.

  • Sorry I'm late. I went to Starbucks
    with Julie after class.
    Özür dilerim geciktim. Dersten
    sonra Julie'yle Starbucks'a gittik.

  • Especially when you get to be our age.
    Özellikle sen bizim yaşımızda olduğunda.

  • A teacher cleared of having sex with a special needs pupils says she had exposed herself to the risk of a false accusation.
    Özel gereksinimi olan öğrencilerle seks yapmaktan aklanan bir öğretmen kendisini yanlış suçlama riskine maruz bıraktığını söylüyor.
  • Well, then I'll be
    forced to shoot you.
    Öyleyse, seni vurmak zorunda kalacağım.
  • Well, I'd be happy to spring for a cab.
    Öyleyse, sana bir taksi çeviririm.

  • So why did he send you that fountain?
    The fountain? That was a gift to celebrate the completion of the therapy.
    Öyleyse neden o fıskiyeyi gönderdin?
    Fıskiye mi? O, terapinin sona erişini kutlamak için bir hediyeydi.
  • Just leave him. He'll probably have another stroke sooner or later He'd be unlikely to survive it.
    Öylece bırakın. Muhtemelen bir başka inme geçirecek, öyle ya da böyle düşük bir ihtimalle sağ kalacak.

104,838 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026