go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 543 kişi  24 May 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

almost

 
zf. yaklaşık olarak, neredeyse, az daha
  • The most economical way of flying, however, is to draw almost all the energy you need directly from the sun.
    Yine de uçmanın en ekonomik yolu, neredeyse ihtiyaç duyduğunuz bütün enerjiyi doğrudan güneşten çekmektir.
  • I mean, we almost don't
    even need to watch.
    Yani, izlememize bile gerek yok.
  • We've been seeing each other for almost a month.
    Yaklaşık, bir aydır birlikteyiz.

  • Three weeks ago almost every single newspaper missed this story.
    Üç hafta önce, neredeyse her gazete bu hikayeyi kaçırdı.
  • Three weeks ago almost every single newspaper missed this story. A fashion model killed herself at home.
    Üç hafta önce neredeyse tüm gazeteler bu hikayeyi ıskaladı. Bir manken, kendini evinde öldürmüştü.
  • Three weeks ago almost every single newspaper missed this story... A fashion model killed herself at home.
    Üç hafta önce neredeyse her gazete bu hikâyeyi kaçırdı. Bir manken evde kendini öldürdü.
  • Three weeks ago almost every single newspaper missed this story.
    Üç hafta önce hemen hemen her gazete bu hikayeyi atladı.
  • It's okay. I'm almost a doctor.
    Sorun değil. Doktor sayılırım.
  • As you know, the new will is almost identical to the old. . .. . .but for the disposition of a few items.
    Sizin de bildiğiniz gibi yeni vasiyetname, birkaç maddenin atılması dışında eskisiyle neredeyse aynı.
  • I'm almost like a frog out of its pond. Kendo is sometimes like that too.
    Sanki gölünden ayrı kalmış bir kurbağa gibiyim. Kendo da bazen böyle oluyor.
  • Just from each other's glance and almost without knowing it they agreed that it would soon be time to find a good man for her.
    Sadece birbirlerinin bakışlarından,neredeyse onu bilmeden,kısa süre içerisinde onun için iyi bir adam bulmanın zamanı olacağı konusunda anlaştılar.
  • Peter and I rented this flat together I almost never came over.I only used it to store my books
    Peter ve ben burayı birlikte kiraladık. Ben hemen hemen hiç gelmedim. Burayı sadece kitaplarımı koymak için kullandım.
  • It's almost guaranteed you can double your money, -- maybe even triple it in the first year alone.
    Paranı ikiye katlayabileceğin hemen hemen garantilendi--belki ilk yılda kendi kendine üçe bile katlanır.
  • To love one that is great, is almost to be great one's self.
    Elaine Dundy
    Önemli olan birini sevmek neredeyse önemli birininki olmaktır.
  • I loved almost everything about being a teacher, but I was an unusual teacher.
    Dan Simmons
    Öğretmen olmanın neredeyse her şeyini sevdim ama ben olağan dışı bir öğretmendim.
  • The army was almost out of ammunition.A severe fuel shortage paralyzed transport.
    Ordunun neredeyse hiç cephanesi yok. Ciddi bir akaryakıt kıtlığı ulaşımı felç etti.
  • The almost vertical little ostrich feather on her hat, which had been source of irritation to Samsa all the time she had been working for them, swayed gently in all directions.
    Onun şapkasında neredeyse dikey küçük devekuşu tüyü,bu Samssaya sinir bozucu kaynak olmuştu,sürekli onlar için çalımaktaydı,bütün yönlerde kibarca hükmetti.
  • Her shabbily house will almost molder.
    Onun eski püskü evi neredeyse dökülecek.
  • He would be dead almost instantly no need to travel to accommodate that.
    O hemen ölecektir, uyum sağlamak için gidip gelmene gerek yok.
  • He's almost at the destination.We have to kill him.
    O hedef noktaya varmak üzere. Onu öldürmeliyiz.

1,421 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019