go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 514 kişi  24 May 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

air

 
i. hava; gökyüzü; tavır
  • Well, it just so happens that a client of mine
    schedules the weddings for the Bel Air Hotel,
    Tesadüfe bak ki, müşterilerimden biri
    Bel Air Otel'indeki düğünleri düzenliyor...
  • It could be a hot, sweaty room with no air conditioning...
    Sıcak, ter kokulu ve havasız bir oda da olabilir...

  • You do not live in America. No such place exists. Your clay is the clay.. of some Litvak shtetl. Your air is the air of the steppes...because she carried that old world on her back.
    Sen Amerika'da yaşamıyorsun. Böyle bir yer hiç yok. Senin hamurun Litvak shtetl(Yahudi ailesi)) hamurudur. Senin havan Steplerin havasıdır.. Çünkü o bu eski dünyayı sırtında taşımıştır.
  • I guess you're wondering why the Air Force doesn't go and bomb it. We know approximately where the radar station is.Approximately isn't good enough.
    Sanırım Hava Kuvvetlerinin neden gidip orayı bombalamadığını merak ediyorsun. Radar istasyonunun yerini yaklaşık olarak biliyoruz ama yaklaşık olarak kelimesi yeterince iyi değil.
  • In the still evening air the Wolf's piping carried far.
    Sakin akşam havasında Kurt'un kulak tırmalayıcı sesi uzaklara taşındı.
  • I wake about 1 a.m. I'm in the office by 2 a.m. We're on the air at 5.
    Bob Edwards
    Sabah 1 civarında uyanıyorum, sabah 2'den önce ofisteyim. Saat 5'te yayındayız.
  • Reagan fired 11,345 striking air traffic controllers who had ignored his order to return to work.
    Reagan, 11.345 hava trafiği kontrölörünü, işe dön emrini dikkate almamaları nedeniyle işten çıkardı.
  • The prince said he needed some fresh air first. But he rode off to fetch his brothers, Jakub and Frantisek
    Prens, ilk başta biraz hava almaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak kardeşleri, Jakub ve Frantisek'i getirmek için atına atladı.
  • There isn’t enough fresh air in New York .
    New York’ta yeterince temiz hava yok.

  • We don't have any food or water.
    We'll run out of air long before we need food and water. Trust me.
    Ne yiyeceğimiz ne de suyumuz var.
    Suya ya da havaya ihtiyaç olmadan uzun süre önce, havamız bitecek. Güven bana.
  • The Macedonian Armed Forces comprise the army, air force and Special Forces.
    Makedonya Silahlı Kuvvetleri kara kuvvetleri, hava kuvvetleri ve özel kuvvetlerden oluşuyor.
  • You got upset when Letterman didn't air your show due to the Gulf War.
    Körfez Savaşı'ndan dolayı Letterman senin programını yayınlamadığında çok üzülmüştün.
  • The air conditioning guy's
    supposed to be there at 8:00.
    Klima tamircisi 8:00 gibi gelecekti.
  • There's a bunch of children
    trapped in a cargo truck with no air.
    İçinde hava olmayan, çocukların içinde bulunduğu
    bir kargo kamyonu var.
  • I never had an air conditioner.
    Hiçbir zaman klimam olmadı.

  • Boy, it's almost impossible to get
    a June date at the Bel Air Hotel.
    Haziran'da Bel Air Otel'inden
    gün almak neredeyse imkânsızdır.
  • We can breathe the air.
    Havayı soluyabiliriz.

  • It's like living with
    an Air Force training film.
    Hava Kuvvetleri eğitim
    filmi izlemek gibi bir şey.
  • The air force claim that it was not an accident.
    You mean the private plane? lt belongs to a well-established company.
    Hava kuvvetleri bunun bir kaza olmadığını iddia etti.
    Özel uçaktan mı bahsediyorsun? O uçak saygın bir firmaya ait.
  • If the air traffic controllers do not report for work within 48 hours, they have forfeited their jobs
    Eğer trafik kontrolörleri 48 saat içinde durumu rapor etmezlerse, işlerini kaybedekler.

471 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019