go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1137 kişi  11 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

red

ök. kızarık
i. kırmızı, kızıl
s. kızgın
  • New car is fantastic. You should have seen me back there at the red light.
    Yeni araba harika. Kırmızı ışıkta beni görmeliydin.
  • An elderly man with a red face and shaking limbs came staggering out at a side door.
    testtt
  • we painted our ceiling red and yellow
    tavanımızı sarı kırmızı boyadık
  • Did you see the red caps they wear? They are fanatics!Sometimes, it's necessary to eliminate the fanatics, the crazy ones......for the common good
    Taktıkları kırmızı şapkaları gördün mü? Bunlar, fanatikler. Bazen toplumun-genelin iyiliği için fanatikleri, deli olanları yok etmek gerekir.
  • Now the skirts: the blue and the red with golden threads. Tighter, or it won't puff out as it should
    Şimdi sıra eteklerde; altın rengi ipleri olan mavi ve kırmızı etekler. Daha sıkı, yada gerektiği kadar kabarmayacaklar.
  • I'll meet you in the red room.Close the door and dim the lights.
    Seninle kırmızı odada buluşurum. Kapıyı kapat ve ışıkları kıs.
  • (herbert's voice):
    You want a nice, shiny red apple
    to put in that pie?
    Pastaya koymak için güzel,
    parlak kırmızı bir elma ister misin?
  • There were so many red flags, I thought I was in a Russian airport.
    O kadar çok kırmızı bayrak vardı ki, kendimi bir Rus havaalanında zannettim.
  • The Red Cross sent planes with food and medicine to the area this morning.

    Kızıl Haç bu sabah bölgeye yiyecek ve ilaç taşıyan uçaklar gönderdi.

  • I was planning on taking
    this girl to Red Lobster.
    Kızı Kırmızı Istakoz'a
    götürmeyi düşünüyordum.
  • Watch the camera. When the red light is on, you're on.
    Kamerayı izle. Kırmızı ışık yandığında, ekranda olacaksın.
  • I was younger. I was on the Titanic and it was about to sink I was in a hallway - covered in red velvet.
    Daha gençtim. Titanik’teydim ve Titanik batmak üzereydi. Kırmızı kadifeyle kaplı bir koridordaydım.
  • This is Red Leader Four. Primary target covered by fog. Decision to proceed is yours.
    Burası Kırmızı Lider Dört. Ana hedefi sis kaplamış. İlerleme emri size ait. (sizin vermeniz gerekiyor).
  • We have reasons to believe that there are vicious red aliens walking freely among us posing as the owners and operators.of Yoyodyne Propulsion Systems.
    Aramızda dolaşan ve bizlerin ,Yoyodyne Güç Sisteminin sahipleri ve operatörleri gibi davranan kırmızı, kötü yabancıların olduğuna inanmamız için sebeplerimiz var.
  • But l don't want to live in a city where the only cultural advantage is that you can make a right turn on a red light.
    Ama tek kültürel avantajın kırmızı ışıkta sağa dönüş yapabileceğin bir şehirde yaşamak istemiyorum.
  • Since I have fair skin, I have to stay out of the sun. I can't stand the sun. I dyed my hair red for a while during the 1990s but I'm actually a natural blonde.
    Nicole Kidman
    Açık tenli olduğum için güneşten uzak durmalıyım. Güneşte duramam. 1990'larda kısa bir süreliğine saçımı kırmızıya boyadım ama aslında doğal sarışınım.
  • ...she throws a big can of chocolate syrup all over my new red shirt.
    ...bir kova dolusu çikolata sosunu yeni kırmızı gömleğimin üstüne döktü.

  • - I want you to picture her clothes. Only her clothes, very clearly in your mind.
    - She carries a red handbag...
    - Üstündekileri hayal etmeni istiyorum. Sadece giydiklerini, zihninde net bir şekilde.
    - Bir kadınçantası taşıyor...
  • - No, listen!
    - I ain't gonna do this anymore. That's all for me. Good-bye.
    - Okay. I'm gonna see what we have to work withe I'm gonna...
    - Jesus Christ, man. And it's like the room was filled with this thick green and red web, you know? And it's coming out of the table...and it's coming out of the walls,and it's coming out of the floor.
    - Hayır, dinle!
    - Bunu daha fazla yapmayacağım. Benim için bu kadar yeter. Hoşçakal.
    - Tamam. Ne ile uğraşmamız gerektiğini bulacağım. Ben...
    - Yüce Tanrım, dostum. Şu kalın kırmızı yeşil ağ ile örülmüş bir oda gibi burası. Biliyor musun? Ve, masadan çıkıyor... duvarlardan çıkıyor ve yerden çıkıyor.
  • - While we're toweling off, I flick the towel at her and by accident, I hit her on the ass, and we got this big red mark. I'm all sorry.
    - Havlu savaşı yaparken, okazayla onu kamçıladım, ona poposundan vurdum ve bu kocaman kırmızı iz oldu. Çok üzgünüm.

336 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026