Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 841 kişi  17 Kas 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

plant

 
f. ekmek
i. bitki, tesis
  • Even if I knew that tomorrow the world would go to pieces, I would still plant my apple tree.
    Martin Luther
    Yarın dünyanın paramparça olacağını bilseydim bile yine de elma ağacımı ekerdim.
  • I want somebody very good
    to plant that gun.
    Silahı yerleştirmek için
    çok usta birisi gerek.
  • They plant orange and tangerines, but mostly lemons and tangerines, because they're fast growers.
    Portakal ve mandalina ekiyorlar, ama çoğunlukla limon ile mandalina, çünkü onlar hızlı yetişen bitkiler.
  • Your mission is to gain entry into Ravais' house and plant a bug in his office.
    Görevin Ravais’ın evine girmek ve ofisine bir böcek yerleştirmek.
  • I'll plant trees and grow them. It'll be great,and I'm gonna make a new world here.
    Fidanlar dikecej ve onları büyüteceğim. Çok iyi olacak ve burada yeni bir dünya kuracağım.
  • I'm sick of details. I'll plant them and grow them.
    Detayları sevmem. Onları dikeceğim sonrada yetiştireceğim.
  • I'll hang it on the balcony. This stupid plant doesn't know how to live inside the house.
    Bunu balkona asacağım. Bu aptal bitki evin içinde nasıl yaşanacağını bilmiyor.
  • There is no plant big enough to manage such a big bite!
    Bu kadar kocaman bir ıssırık alabilecek kadar büyük bir bitki yoktur!
  • Those people who feel this oppression threatens their very existence won't hesitate to plant bombs in our consciousness, which apparently can't be broken open in any other way.
    Bu duygunun kendi varoluşlarını tehdit ettiğini hisseden kişiler, başka türlü kırılıp açılmayacağı aşikar olan bilincimize bomba yerleştirmekten çekinmeyecektir.
  • The plant is located in Badenweile near the black forest.
    bitki kara orman yakınlarındaki Badenweile bölgesindedir
  • -Have you discovered anything in the palace, Commissar?
    -Nothing! No-one knows how the plant got there.
    -Sarayda herhangi bir şey buldunuz mu, Komiser?
    -Hiçbir şey yok! Hayır, hiç kimse fidanın oraya nasıl geldiğini bilmiyor.
  • - l can't wait to hear how it ends. Obviously, l had to plant and harvest a crop. So l did what any person would do.
    - ne olacağını öğrenmek için sabırsızlanıyorum. Belli ki, mahsül ekmeli ve hasat etmeliyim. Bu nedenle de herkesin yapacağı şeyi yaptım.
  • - You think Jacqnou is going to plant an explosive on Patel.
    - Yes, I do, and I want you two to stop it.
    - Jacqnou’nun Patel üzerine bir patlayıcı madde yerleştireceğini düşünüyorsun.
    - Evet, düşünüyorum ve siz ikinizin bunu durdurmanızı istiyorum.
  • A doctor can bury his mistakes but an architect can only advise his clients to plant vines.
    Frank Lloyd Wright
  • A garden is a complex of aesthetic and plastic intentions; and the plant is, to a landscape artist, not only a plant - rare, unusual, ordinary or doomed to disappearance - but it is also a color, a shape, a volume or an arabesque in itself.
    Roberto Burle Marx
  • A hydroelectric plant is inaugurated in Ethiopia - part of a controversial project on the Omo River.
  • A man doesn't plant a tree for himself. He plants it for posterity.
    Alexander Smith
  • A person cannot love a plant after he has pruned it, then he has either done a poor job or is devoid of emotion.
    Liberty Hyde Bailey
  • A person cannot love a plant after he has pruned it, then he has either done a poor job or is devoid of emotion.
    Liberty Hyde Bailey
  • A practical botanist will distinguish at the first glance the plant of the different quarters of the globe and yet will be at a loss to tell by what marks he detects them.
    Carolus Linnaeus

132 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018