go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1488 kişi  18 Nis 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

place

f. yerleştirmek
i. yer, mekân
  • But you fought to make the
    world a safer place and you won
    Ama dünyayı daha güvenli bir yer yapmak
    için savaştınız ve kazandınız.
  • Alarm about 'hungriest' place on Earth - in Sudan
    Alarm Dünyadaki en aç yer hakkında-Sudanda.
  • Alan,if I didn't have a place of my own,
    Alan, eğer kendime ait
    bir yerim olmasaydı...
  • Reason itself is fallible, and this fallibility must find a place in our logic.
    Nicola Abbagnano
    Aklın kendisi yanılabilirdir ve bu yanılabilirlik, mantığımızda bir yer bulmalıdır.
  • Oh, what will tomorrow bring to us? We go to seek the place where my poor darling suffered so much.
    Ah, yarın bize ne mi getirecek? Zavallı sevgilimin çok fazla acı çektiği yeri aramaya gidiyoruz.
  • And then we are going to that
    place with the beer and abalone.
    ...sonra da bira ve denizkulağı olan
    şu yere gidelim.
  • so I thought I should bring Jake's stuff back here until I find a place of my own.
    ...bu yüzden bir yer tutana kadar Jake'in eşyalarını geri getireyim dedim.

  • - Where are you going, love?
    - London.
    - That´s a big place for a little girl. Come on, hop in.
    -Nereye gidiyorsun canım?
    -Londra'ya
    -Küçük bir kız için büyük bir yer. Hadi atla içeri.
  • -You have a really nice place here, Paul. How much did you pay for it?
    -Well, actually,that's none of your business, Christie
    -Burada gerçekten çok hoş bir yerin var Paul. Buraya ne kadar ödedin?
    -AaAslında bu seni hiç ilgilendirmez Christie.
  • - You think because I am old, I have forgotten about it. Go back to where you came from. There is no place for you here.
    - Don't drive me away, for God's sake. There is no truth in the world. The devil tempted me. I can't continue sinning.... and without singing you cannot live in this world. There is sin and dirt all around.
    - Yaşlı olduğum için, olanları unuttum sanıyorsun. Geldiğin yere geri dön. Burada sana yer yok.
    - Tanrı aşkına, beni geri gönderme. Dünyada gerçek yok. Ben şeytan baştan çıkardı. Şarkı söylemeye devam edemiyorum... ve şarkı söylemeden bu dünyada yaşayamazsın. Her yerde günah ve kir var.
  • - Soon I'll have no place to hang my hat!
    - Be patient.
    - Yakında şapkamı asacak yer kalmayacak!
    - Sabret.
  • - What about the debt I asked you to collect?
    -Almost done
    -Work harder Look. I've been nice to you offering you a place to stay.Shouldn't you be nice to me, too?
    - Tahsil etmeni söylediğim borçlar ne durumda?
    -Neredeyse bitti.
    -Daha fazla çalış. Bak, sana kalacak bir yer teklif ederek nazik davrandığımı sanıyorum. Senin de bana karşı nazik olman gerekmez mi?
  • -The second demonstration is scheduled to take place tomorrow afternoon.
    -I assume it will be called off.
    - Programa göre ikinci gösteri yarın öğleden sonra yapılması gerekiyor.
    - Sanırım ertelenecek.
  • - Whose place is that? - The owner's.
    - Orası kime ait? - Buranın sahibine.

  • - The only piece of leather goods in the place was my nurse's handbag.
    - And where do you think she got it?
    - At Blasek and Company!
    - Orada deri olan tek eşya hemşiremin el çantasıydı.
    - Sence nereden almış olabilir?
    - Blasek and Company'den!
  • - l can kill him.
    - Hush, keep it low.
    - lf l kill him, you can.. leave him. ln this place you're the nicest. They all treat me like dog.
    - No.. ln fact, you aren't that ugly. Dragon is a hundred times uglier than you are.
    - Do you know? l'll kill Dragon in Taiwan.
    - That's very risky.
    - If it's for you, l'm not scared at all.
    - Maybe you're right.
    - How can l see you again? There must be a way.
    - Onu öldürebilirim.
    - Şşşt, sesini alçak tut.
    - Eğer onu öldürürsem, ... onu terkedebilirsin. Buradaki en hoş kişi sensin. Diğerlerinin hepsi bana köpek gibi davranıyor.
    - Hayır... aslında sen o kadar da çirkin değilsin. Dragon senden yüz kat daha çirkin.
    - Biliyor musun? Dragon'ı Tayvan'da öldüreceğim.
    - Bu çok riskli.
    - Senin için olursa, hiç korkmam.
    - Belki de haklısın.
    - Seni tekrar nasıl görebilirim? Bir yolu olmalı.
  • - The place is filled with smoke. The elevator arrives and the hall is filled with firemen.
    - Those firemen make out like bandits.
    - Olay yeri dumanla kaplı. Asansör geldi ve tüm koridor itfaiyecilerle doldu.
    - Bu itfaiyeciler haydutlar gibi ilerliyorlar.
  • - There is no place like Whoville around Christmas Day. Every window was flocked every lamppost was dressed ....and the Whoville band marched in their Christmasy best. Merry Christmas! Merry Christmas!
    - Noel gününde Whoville gibi bir yer daha yoktur. Her pencere pamuklarla kaplanır, her sokak lambası süslenir ...ve Whoville korosu en güzel Noel şarkılarını söyler. Mutlu Noeller! Mutlu Noeller!
  • - About the cabin... - I love that place.
    - Kulübe... - Orayı çok seviyorum.

  • - She arranged for me a new place for my headquaters. No place is more secure or pleasant. My host is now the Baron de Ferte, an ex-cavalry officer.
    - Karargahım için bana yeni bir yer ayarladı. Daha güzel ve güvenli başka bir yer daha yok. Şimdiki ev sahibim Ferte Baronu, eski bir süvari subayı.

1,950 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026