go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 435 kişi  04 Mar 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

people

f. insan yerleştirmek
i. halk, insanlar
  • - Many perfectly normal people are creatures of habit. Some are maniacs. You're an old maniac.
    - Son derece normal bir çok insan alışkanlıklarından vazgeçemez. Bazıları manyaktır. Sen yaşlı bir manyaksın.
  • - Where are you people from? - Chicago.
    - Sizler nereden geldiniz? - Chicago'dan.

  • - I'm sorry for you.
    - I've managed all these years without your pity.
    - Let's go back, Boriska.
    - I can't. I know that's not the right clay.
    - Then what is right?
    - I know what it is. I don't need people like you. I can manage things on my own.
    - Senin için üzülüyorum.
    - Bütün bu yılları senin acıman olmadan yaşadım.
    - Hadi dönelim, Boriska.
    - Yapamam. Bunun doğru gün olmadığını biliyorum.
    - Peki öyleyse doğru olan ne?
    - Ne olduğunu biliyorum. Senin gibi insanlara ihtiyacım yok. Tek başıma başarabileceğimi biliyorum.
  • - She said that big people like you should never use the power like that. She says something horrible will happen.
    - Mind your own business!
    - Senin gibi büyük insanların gücü bu şekilde kullanmamaları gerektiğini söyledi. Korkunç bir şey olacak diyor.
    - Sen kendi işine bak!
  • - What did you say?
    - I want a divorce, Macon, I rented an apartment downtown.
    - Honey, listen, it's been a hard year. We've had a hard time. People who lose a child often feel this way.
    - Sen ne dedin?
    - Boşanmak istiyorum. Macon, şehir merkezinde bir daire kiraladım.
    - Tatlım, dinle. Çok zor bir yıl oldu. Çok zor zamanlar geçirdik. Çocuğunu kaybeden kişiler genellikle bu şekilde hissederler.
  • - I guess it's because of the war.
    - Moreover we haven't put it behind us yet.
    - When people fall into the harbour with their clothes on.
    - That's funny?
    - No, that's not funny.
    - Sanırım savaştan dolayı.
    - Üstelik savaşı henüz arkamızda da bırakmadık.
    - İnsanlar kıyafetleriyle limana düştükleri zaman...
    - Komik mi geldi?
    - Hayır, hiç komik değil.
  • - Rick. ...and all the people in this room that made that possible
    - Rick. ...ve bu odadaki herkes ?erefine bunu mümkün k?lan insanlara.

  • - You're welcome. - People don't say "God bless you" as much as they used to. Have you noticed that?
    - Önemli de?il. - ?nsanlar eskisi kadar "çok ya?a" demiyorlar. Fark ettiniz mi?

  • - Oh, my dear, where is that country? Have you ever been there? Can we be happy behind the backs of people who trust us?
    - Oh sevgilim, nerede bu ülke? Hiç gittin mi oraya? Bize güvenen insanların arkasından mutlu olabilir miyiz?
  • - What are you laughing at?
    -Nothing. Ever think of how many people are here because you saved them? Or helped them, or arrested somebody who would've hurt them?
    - Niye gülüyorsun?
    - Hiç. Kaç tane insanın sadece sen onları kurtardığın için burada olduklarını hiç düşündün mü? Ya da onlara yardım ettiğin için, ya da onlara zarar verecek birilerini tutuklamış olduğun için.
  • - When did they realize that?
    - They knew when they'd see on the X-ray, the boy had been operated on. They'd removed a kidney.
    - There are people who do that. Filthy people! Bad people! Traffickers in human organs.
    - Ne zaman farkına vardılar?
    - X-ry'de çocuğun ameliyat edildiğini gördüklerinde öğrendiler. Böbreğini almışlardı.
    - Bunu yapan insanlar var. Pis insanlar! Kötü insanlar! Organ tüccarları.
  • - You could do anything you like. The more fantastic, the better. That's what people want: fantasy. You write a proper part for me.. ...a couple of catchy songs.. ... I guarantee you a triumph deluxe! What do you say?
    - How much will you pay me?
    - Well, madame......how about half the receipts?
    - Ne istersen yapabilirsin. Ne kadar çok fantazi, o kadar iyi. İnsanların istediği bu: fantazi. Bana düzgün bir parça yaz... dikkat çekici birkaç şarkı... Ben de sana ekstra lüks bir zaferi garanti edeyim. Ne diyorsun?
    - Bana ne kadar ödeyecksiniz?
    - Peki, bayan... hesapların yarısına ne dersiniz?
  • -What kind of people end up at the bottom of a dam?
    - I think people who got involved in something awful.
    - Nasıl bir insan barajın dibine bırakılır ki?
    - Bence çok kötü şeylere bulaşan bir insan.
  • - Your Majesty, more than half a million people participated in these strikes.
    - And the exact figure?
    - 589,528 people.
    - Majesteleri, yarım milyondan fazla insan bu grevlere katıldı.
    - Ve kesin sayı?
    - Beş yüz seksen dokuz bin beş yüz yirmi sekiz kişi.
  • - I thought we were having coffee. You can trust me, you know.
    - I know that.
    - I'd never hurt you. Remember when you said some people were meant to meet each other? Maybe we were meant to meet that way.
    - Kahve içeceğimizi sanıyordum. Bana güvenebilirsin, biliyorsun.
    - Bunu biliyorum.
    - Asla seni incitmem. Bazı insanların tanışmasının kaderleri olduğunu söylediğini hatırlıyor musun? Belki de bizim bu şekilde tanışmamız gerekiyordu.
  • - You keep up the good work.
    - See you around. Only thing is... ink tests show that the note was written two years ago, not last week. You people are derivative.
    - İyi işlerine devam et.
    - Görüşürüz. Sadece birşey var... mürekkep testleri notun geçen hafta değil, iki yıl önce yazıldığını gösteriyor. Sizler birbirinizin türevisiniz.
  • - That's the fiirst question people ask. Have I ever killed anyone? So casually, like asking me what kind of car I drive. Why don't they ever ask if I ever saved anyone?
    - Have you? Saved anyone, I mean.
    - İnsanların ilk sorduğu soru bu. Kimseyi öldürdüm mü? Ne tür araba kullanmdığımı sormak gibi, o kadar teklifsizce. Neden hiç bir zaman birini kurtardım mı diye sormuyorlar?
    - Yaptın mı? Birini kurtardın mı yani?
  • - People break up all the time. - Every day.
    - İnsanlar her zaman ayrılır. - Her gün.

  • - People aren't ashamed of it like they used to be. This is a great thing. The truth restored, law restored. That's what President Reagan's done, Harper. He says truth exists and can be spoken proudly.
    - İnsanlar eskiden olduğu gibi bundan utanmıyorlar. Bu harika birşey. Gerçekler iyileşti, kanın iyileşti. Bu Başkan Reagan'ın yaptığı birşey, Harper. Gerçekler vardır ve gurur duyularak anlatılabilir der.
  • - People aren't ashamed of it like they used to be. This is a great thing. The truth restored, law restored. That's what President Reagan's done, Harper. He says truth exists and can be spoken proudly.
    - İnsanlar eskiden olduğu gibi bundan utanmıyorlar. Bu harika birşey. Gerçekler iyileşti, kanın iyileşti. Bu Başkan Reagan'ın yaptığı birşey, Harper. Gerçekler vardır ve gurur duyularak anlatılabilir der.

13,702 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026