go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 550 kişi  29 Kas 2025 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

nothing

zf. hiç
i. hiçbir şey
ünl. hiç
  • I'm trying so hard. It's getting better and we're starting to get somewhere just, everything falls apart. Aah! Jesus! Nothing works in this apartment!
    Zorlayarak çabalıyorum. İyiye doğru gidiyor ve bir yere ulaşmaya başladık ama herşey dağılıyor. AAh, Tanrım! Bu apartmanda hiç birşey çalışmıyor.
  • It has nothing to do with food.
    Yiyeceklerle alakalı değil.

  • Ability is nothing without opportunity.
    Napoleon Bonaparte
    Yetenek, fırsat olmadan bir hiçtir.
  • There's nothing to do.
    Yapacak bir şey yok.

  • I mean, it's like we really hate each other. It's based on nothing.
    Yani, sanki birbirimizden nefret ediyormuşuz gibi. Temeli yok.

  • I shall die soon and nothing will remain after me.
    Yakında öleceğim ve ardımda hiç bir şey kalmayacak.

  • And I will show that nothing can happen more beautiful than death.
    Walt Whitman
    Ve ben hiçbir şeyin ölümden daha güzel olamayacağını göstereceğim.
  • They think nothing of it. They get on a plane.
    Üzerinde düşünmüyorlar. Bir uçağa biniyorlar.

  • There are many things worth living for, a few things worth dying for, and nothing worth killing for.
    Tom Robbins
    Uğruna yaşamaya değen birçok, uğruna ölmeye değen birkaç şey var; uğruna öldürmeye değense hiçbir şey yok.
  • |s it fresh?
    It's so fresh. Nothing better than when they're fresh. Nothing better.
    Taze mi?
    O kadar taze ki. Tazeyken hiçbir şey bunlardan daha güzel değil. Hiç birşey.
  • I believe that the reason why I love painting so much is that it forces one to be objective. There is nothing I hate more than sentimentality.
    Max Beckmann
    Tablo yapmayı çok fazla sevmemin nedeninin birini tarafsız olmaya zorlaması olduğuna inanıyorum.Duygusallıktan daha çok nefret ettiğim bir şey yoktur.
  • Of course, there's nothing abnormal about that. I have many suitors.
    Tabi bu anormal birşey değil. Çok fazla talibim var.

  • Old Albrit has got nothing left now but loneliness and despair.Loneliness is terrible isn't it, Coronado?
    Şimdi yaşlı Albrit'in yalnızlık ve ümitsizlikten başka bir şeyi kalmadı.Yalnızlık korkunç bir şey değil mi Coronado?
  • -What is the problem, official?
    There is nothing of which to be alarmed. -It is a theft of routine purse.
    Sorun nedir, memur bey?
    alarma geçecek bir şey yok. Rutin bir çanta hırsızlığı.
  • We read your mind and it's all here.There's nothing too small that you didn't store for us to remember.
    Sizin aklınızı okuyoruz ve hepsi burada.hatırlamamız için hafızaya almadığınız, o kadar küçük bir şey yoktu.
  • I love you. Don't do nothing wrong!
    Seni seviyorum. Yanlış bir şey yapma!

  • I mind nothing that amuses you.
    Seni eğlendiren hiçbir şeye itirazım yok.
  • nothing that gives you any amusement or enjoyment.
    seni eğlendirecek ve zevk verecek hiçbir şey.

  • Unless you're talking about importing airplane parts...that man's got nothing to say.
    Sen uçak parçaları ithal etmekten konuşmadığın sürece bu adamın da konuşacağı birşey yok.
  • You're my son,Alan. I want
    nothing more than to see you happy.
    Sen benim oğlumsun, Alan. Seni mutlu
    görmekten başka bir şey istemiyorum.

3,061 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2025