go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 4817 kişi  04 Nis 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

not

art. değil, yok
  • It was your flag he refused to lower, not his.
    İndirmeyi reddettiğii bayrak senin bayrağındı, onunki değil.
  • If you believe what you like in the gospels, and reject what you don't like, it is not the gospel you believe, but yourself.
    Saint Augustine
    İncillerde hoşlandığına inanıyorsan,hoşlanmadığını reddediyorsan,sen incile değil kendine inanıyorsun.
  • The Bible is not man's word about God, but God's word about man.
    John Barth
    İncil; insanoğlunun Allah hakkındaki sözü değil,fakat insanoğlu hakkında Allah'ın sözüdür.
  • Seek not to understand that you may believe, but believe that you may understand.
    Saint Augustine
    İnanabileceğini anlamak için araştırma,fakat anlayabileceğine inan.
  • Do not try to do impossible things.
    İmkansız şeyleri yapmaya uğraşma.
  • It's not impossible.
    Nothing's impossible.
    İmkansız değil.
    Hiçbir şey imkansız değil.
  • I am not the first straight dancer or the last.
    Mikhail Baryshnikov
    İlk yada son heteroseksüel dansçı değilim.
  • I am not the first straight dancer or the last.
    Mikhail Baryshnikov
    İlk yada son heteroseksüel dansçı değilim.
  • I had twins by a first lover, but they're not identical.
    İlk sevgilimden ikizlerim olmuştu ama birbirlerine pek benzemiyorlardı.
  • Not firsthand. That's why I voted for it.
    İlk elden değil. Bu yüzden oyumu verdim.

  • At first I could not believe my eyes.
    İlk başta gözlerime inanamadım
  • I do not lie when I say this could have been an embarrassment for all concerned.
    İlgili herkes için bunun bir rahatsızlık olabileceğini söylerken sahiden yalan söylemiyorum.
  • And second of all, I'm not letting him.
    İknici olarak, ona ben izin vermiyorum.

  • We both know you're not gonna shoot me. You like me too much.
    İkimiz de beni vurmayacağını biliyoruz. Beni çok seviyorsun.

  • Let us not be two, but one, that so we work to a good end.
    İki olmayalım fakat bir olalım ve böylece iyi bir son için çalışırız.
  • In two weeks, you'll be executed by lethal injection.The box you lost has not been opened since the time of Rambaldi.
    İki hafta içinde, zehirli iğne ile idam edileceksin. Kaybettiğin kutu, Rambaldi’nin zamanından beri açılmadı.
  • Racists just try to use race here as a tool in a political struggle. It's not really about race.There are no angels in America.
    Irkçılar burada ırkı siyasi mücadele içinde sadece bir araç olarak kullanmaya çalışıyorlar. Aslında yalnızca ırk değil. Amerika’da melekler yok.
  • I don't like it,
    but it's not the first time.
    Hoşuma gitmiyor tabii ama
    bu ilk kez olmuyor.
  • You did not make hollandaise sauce.
    Hollandez sosu yapmamışsın.

  • Hydraulic failure. Planes not responding, sir. Auxiliary power. Monitors back. Hydraulics restored, sir
    Hidrolik arıza. Uçak (kontrolleri) yanıt vermiyor, efendim. Yedek güç. Monitörler geri geldi. Hidrolikler çalışıyor efendim.

29,911 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026