go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1335 kişi  25 Ağu 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

need

needed, needed, needing, needs
f. ihtiyacı olmak
i. ihtiyaç
  • - And we need people who want to help. There is a wonderful organization called Child Reach, that is making a profound difference in the lifes of children just like these. For just $22/month, just 72 cents/day, you can become a Child Reach sponsor
    - Ve bizim yardım etmek isteyecek insanlara ihtiyacımız var. Bunlar gibi çocukların hayatlarında büyük farklar yaratan Çocuklara Dokunmak adında harika bir organizasyon var. Ve ayda sadece 22 dolara ve günde 72 sente Çocuklara Uzanmak sponsoru olabilisin.
  • - And we need people who want to help. There is a wonderful organization called Child Reach, that is making a profound difference in the lifes of children just like these. For just $22/month, just 72 cents/day, you can become a Child Reach sponsor

    - Ve bizim yardım etmek isteyecek insanlara ihtiyacımız var. Bunlar gibi çocukların hayatlarında büyük farklar yaratan Çocuklara Dokunmak adında harika bir organizasyon var. Ve ayda sadece 22 dolara ve günde 72 sente Çocuklara Uzanmak sponsoru olabilisin.
  • - Can't sleep? Me neither. Want to go somewhere?
    - Now? It's 3 a. m. The whole world is sleeping.
    - Not the whole world.
    - Is this a date?
    - Just an appointment.
    - We can rest, if you want.
    - Well, then rest. See you later. I wish we could go swimming. Why can't we?
    - In our clothes? Oh, my God! You can't take off your clothes in a state park!
    - You need to learn to take a day off. Come on!
    - Uyuyamadın mı? Ben de. Bir yere gitmek ister misin?
    - Şimdi mi? Saat sabahın 3'ü. tüm dünya uyuyor.
    - Tüm dünya değil.
    - Bu bir randevu mu?
    - Hayır bir buluşma.
    - Dinlenebiliriz, istersen.
    - Peki, dinlen o zaman. Sonra görüşürüz. Keşke yüzmeye gidebilseydik. Neden gidemiyoruz?
    - Elbiselerimizle mi? Oh aman Tanrım! Devlet parkında kıyafetlerini çıkaramazsın.!
    - Bir gün izin yapmayı öğrenmen gerek. Hadi ama!
  • - I need sleep.
    - Come back in a month.
    -Why do you think I'd come back?
    - Why are you here?
    - When you tell somebody you'll be somewhere... that person rearranges his life. Be aware of that.
    - Uyumam lazım.
    - Bir aya geri dön!
    - Geri döneceğimi düşündüren ne?
    - Neden buradasın?
    - Birisine bir yerde olacağını söylediğinde... o kişi hayatını bir düzene koyar. Bunu farketmen gerek.
  • - You need a tetanus shot. You need to get rid of that dog.
    - He didn't mean any harm.
    - Takes your hand off and he means no harm? You should get rid of him,
    - Tetanoz aşısı olman lazım. Bu köpekten kurtulmalısın.
    - Zarar vermek istmedi.
    - Elini sıyırdı ve zarar vermek istemedi öyle mi? Ondan kurtulmalısın.
  • - All right. So we need something. - Yeah.
    - Tamam, şimdi bize bir şey lazım. - Evet.

  • - I need a full identity switch and escort.
    - How could you bring him?
    - For his protection, we should not discuss this.
    - Tam kimlik değişikliği ve korumaya ihtiyacım var.
    - Onu nasıl getirebildin?
    - Onun korunması yararına, bunu tartışmamalıyız.
  • - I'm sorry for you.
    - I've managed all these years without your pity.
    - Let's go back, Boriska.
    - I can't. I know that's not the right clay.
    - Then what is right?
    - I know what it is. I don't need people like you. I can manage things on my own.
    - Senin için üzülüyorum.
    - Bütün bu yılları senin acıman olmadan yaşadım.
    - Hadi dönelim, Boriska.
    - Yapamam. Bunun doğru gün olmadığını biliyorum.
    - Peki öyleyse doğru olan ne?
    - Ne olduğunu biliyorum. Senin gibi insanlara ihtiyacım yok. Tek başıma başarabileceğimi biliyorum.
  • -We'll get you out of here.
    - I need some help over here!
    -It's okay. You're safe now, all right? You'll be okay.
    - Seni buradan çıkaracağız.
    - Buraya biraz yardım istiyorum!
    - Sakin ol. Artık güvendesin, tamam mı? İyi olacaksın.
  • We'll get you out of here. I need some help over here . It's okay.
    - Seni buradan çıkaracağız.
    - Burada biraz yardıma ihtiyacım var. Tamam, sorun yok.
  • - There's such a difference between you and Raveena. You need looks and luck to marry such a wealthy girl. You lack both. I know very well......the broken heart, affects the brains, too.
    - Sen ve Raveena arasında şöyle bir fark var. Böyle varlıklı bir kızla evlenmek için görüntüye ve şansa ihtiyacın var. ama sende ikisi de eksik. Kırık bir kalbin beyni de etkilediğini... çok iyi biliyorum.
  • - You, boy! What's your name? I won't bite you. Come over where I can see you. I won't hurt you. I just need to see. You're a machine.
    - I'm a boy.
    - sen çocuk! Adın nedir? Seni ısırmam. Seni görebileceğim bir yere gel. Sana zarar vermeyeceğim. Yalnızca seni görmem gerek. Sen bir makinesin.
    - Ben bir çocuğum.
  • - Hi, what are you two up to?
    - We're gonna go fishing. By a lake by Pittsville. We need four cheeseburgers to go.
    - Selam. Siz ikiniz neyin peşindesiniz?
    - Balığa gideceğiz. Pittsville yakınlarında bir göle. Dört adet paket çizburgere ihtiyacımız var.
  • - Commissioner, we both know that shuttle need another month of pre-launch testing.
    - Forget it, Bud.
    - But Commissioner...
    - Sayın vekil, her ikimiz de biliyoruz ki, uzay mekiğinin atış öncesi bir ay teste ihtiyacı var.
    - Unut bunu, Bud!
    - Ama vekilim...
  • - I suppose, I've had everything in my life too easy. I'm inclined to be lazy. I have to have a challenge! I need someone around me who is hard to beat! And you fulfill that.
    - Sanırım hayatımdaki herşeyi kolay elde ettim. Tembel olmaya meyilliyim. Mücadele etmeye ihtiyacım var. Etrafımda yenilmesi zor birinin olmasına ihtiyacım var! Ve sen buna uyuyorsun.
  • - I told you not to come. - I need some water.
    - Sana gelmemini söylemiştim. - Biraz suya ihtiyacım var.

  • - You don't need to search for Richard, Robin . He's in good hands. The best in England.
    - What do you mean? Where is he?
    - Richard'ı aramana gerek yok, Robin. O iyi ellerde. İngiltere'nin en iyisi.
    - Ne demek istiyorsun? Nerede o?
  • - Should i just file a police record?
    - Jin, it's alright. Perhaps there's some silly guy make joke on you. I wanna come and stay with you from tomorrow. Then you don't need to scare.
    - Polise kayıt tutturmalı mıyım?
    - Jin, geçti. Belki de aptal herifin teki sana bir şaka yapıyordur. Yarından itibaren gelip sende kalmak istiyorum. Böylece korkmana gerek kalmaz.
  • - We need money.
    - What is the chief export of San Marcos?
    - Dysentery. We grow bananas.
    - Paraya ihtiyacımız var.
    - San Marcos’un ana ihraç malı ne?
    - Dizanteri. Biz muz yetiştiririz.
  • - I know we need the money.. but when I think of yuo with someone else, I get jealous.
    - Jealous? If you really get jealous, that's wonderful. Tomorrow it'll be over.
    - Paraya ihtiyacımız olduğunu biliyorum... ama seni başkasıyla düşününce, kıskanıyorum.
    - Kıskanmak mı? Gerçekten kıskanıyorsan, bu harika. Yarın bitecek.

3,443 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026