go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1007 kişi  01 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

money

i. para
  • Besides, I thought if we had the wedding here, the
    money we save could pay for a nice long honeymoon.
    Ayrıca, düğünü burada yapıp, artırdığımız
    parayla uzun bir balayı yaparız diyordum.
  • Now you got money in the bank and a faithful husband.
    Artık bankada paran ve sadık bir kocan var.
  • My friend lost his work,needs lots of money to pay his debts,he has got a steal car,Do you need a car?
    Arkadaşım işini kaybetti,borçlarını ödemek için çok paraya ihtiyacı var,kelepir bir arabası var,bir arabaya ihtiyacın varmı?
  • I know that your mother
    gave you lunch money, you little thief.
    Annenizin size yemek parası verdiğini biliyorum, küçük uyanık.

  • But l've got to earn a lot of money quickly.
    Ancak süratle çok para kazanmam gerekiyor.
  • But I won't stay behind, I have to keep moving forward working, looking for money to educate my children.
    Ancak geride kalmayacağım, çocuklarımı okutmak için çalışarak, para bulmaya uğraşarak ilerlemek zorundayım.
  • Originality without purpose is useless.If money is your purpose, here's your refund.
    Amaçsız bir orijinallik yararsızdır. Amacınız paraysa, işte paranız.
  • But I was going to be a teacher my entire life, so I wasn't counting on money to much.
    Clay Aiken
    Ama tüm hayatım boyunca öğretmen olacaktım bu nedenle çok fazla paraya bel bağlamıyordum.
  • I got to pay this guy the money.
    Adama parayı verelim.

  • you never really know
    if people are after you for your money.
    ...asla insanların paranızın
    peşinde olup olmadıklarını bilemezsiniz.
  • ...but you would have to come up with that money.
    ...ama bu parayı bulman lazım.

  • -You actually make money by dressing up like a woman.
    - Oh, sure. You can make a fine living in a pair of heels!
    -Aslında sadece bir kadın gibi giyinerek para kazanabilirsin.
    -Ooo, tabi. Bir çift topukla iyi bir hayat yaşayabilirsin!
  • - Stop it. - I have money. I make money.
    - Yeter. - Benim param var, para kazanıyorum ben.

  • - Let's get this straight. Marty is your kid, not mine. All the world's money wouldn't help that lazy bum.
    - Stop it, Biff. Just stop it.
    - Look at him. He's a butthead, just like his old man was.
    - Don't you dare to talk about him like that.
    - Şunu doğru anlayalım. Marty senin çocuğun, benim değil. Dünyadaki tüm paraların bu tembel serseriye yardımı olmaz.
    - Kes şunu Biff. Kes şunu.
    - Ona bir bak. Kalın kafalı aynı babası gibi.
    - Onun hakkında bu şekilde konuşmaya cüret etme sakın.
  • - l promise you: once you finish your task here, we'll get enough money to go home. And we will never kill again.
    - Fatty, good job! One is wounded another is shot in head.
    - Sana söz veriyorum; buradaki işini bitirir bitirmez, eve gitmeye yetecek kadar paramız olacak. Ve bir daha asla öldürmeyeceğiz.
    - İyi iş Fatty! Birisi yaralı, diğeri kafasından vurulmuş.
  • - I am calling you. Don't you hear? Out of your room, Jin. I am going to a US business trip for a whole month. l have deposited the money into your account, for your necessities.
    - The money you gave me last month is still in my account.
    - Sana sesleniyorum. Duymuyor musun? Odandan çık, Jin. Bir aylığına Amerika'ya iş gezisine gidiyorum. Gereksinimlerin için hesabına para yatırdım.
    - Bana geçen ay verdiğin para hala hesabımda duruyor.
  • -I’d put money on it. That crate.
    - What crate?
    - The crate they shoved in that van.
    - Parayı üstüne koydum. Şu büyük sepetin.
    -Ne sepeti?
    -Minibüste bize gösterdikleri sepetin.
  • - I used to think money was everything. If you´ve got money, I used to say you can have beautiful birds, handsome suits, a car of your own. But those things aren´t a bit of use without good health.
    - Paranın herşey olduğunu sanırdım. Paran varsa derdim, güzel genç kadınların, hoş takım elbiselerin ve kendi araban olur. Ama tüm bu şeyler sağlığın yerinde değilse işe yaramıyor.Cmt Ağu 29, 2009 9:21 am
  • - I used to think money was everything. If you´ve got money, I used to say you can have beautiful birds, handsome suits, a car of your own. But those things aren´t a bit of use without good health.
    - Paranın herşey olduğunu sanırdım. Paran varsa derdim, güzel genç kadınların, hoş takım elbiselerin ve kendi araban olur. Ama tüm bu şeyler sağlığın yerinde değilse işe yaramıyor.
  • - Really? How?
    - I gave her money.
    - Öyle mi? Nasıl?
    - Ona para verdim.


1,736 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026