go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 6369 kişi  19 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

lie

lay, lain, lieing, lies
f. yalan söylemek, uzanmak
i. yalan, yatış
  • I know my pathway is rough and steep but golden fields lie out before me.
    Yolumun zor ve dik yokuşlu olduğunu biliyorum ama altından araziler önümde uzanıyor.
  • A lie told often enough becomes the truth.
    Vladimir Lenin
    Yeterince sık söylenen yalan gerçek olur.
  • I swear. I'll never lie to you again.
    Yemin ederim.
    Bir daha yalan söylemeyeceğim.

  • So you're gonna teach me how to lie to women?
    Yani bana kadınlara nasıl yalan söylenileceğini mi öğretiyorsun?

  • A lie has no leg, but a scandal has wings.
    Thomas Fuller
    Yalanın bacakları yoktur ama skandalın kanatları vardır.
  • He wouldn't have had to lie.
    Yalan söylemek zorunda değildi.
  • A lie never lives to be old.
    Yalan asla yaşlanmaz.
  • You know, you don't lie to
    somebody that you're close to.
    Yakın olduğun birine
    yalan söylemezsin.
  • lt is all a lie right from the very beginning. My brother was right.
    Ta başından beri tamamen bir yalandı. Abim haklıydı.
  • You shall lie in the dust. I shall share the king's throne.
    Sen tozun içinde yatacaksın.Ben kralın tahtını payşacağım.
  • Art is the lie that enables us to realize the truth.
    Pablo Picasso
    Sanat, doğruyu anlamamızı sağlayan yalandır.
  • I won't lie to you. What I tell you will be the absolute truth.
    Sana yalan söylemeyeceğim. Sana anlatacağım şey salt gerçek olacak.
  • I'm telling you, Martha,
    I can't live this lie anymore!
    Sana söylüyorum Martha, daha
    fazla bu şekilde yaşayamam!
  • Don't you dare lie to me.
    I'll cut your fingers off.
    Sakın bana yalan söyleme.
    Parmaklarını keserim.
  • Just lie here, Pop.
    I'll take care of you now.
    Rahatına bak, baba.
    Ben sana bakarım.
  • He said nothing at the moment, but turned to me, saying, Now take down our brave young lover, give him of the port wine, and let him lie down a while.
    O anda hiçbir şey söylemedi ama Şimdi cesur genç aşığımızı al, ona porto şarabından ver ve bir süre uzanmasına izin ver diyerek bana döndü.
  • There's no need to lie in a damp grave.
    Nemli bir mezarın içinde yatmanın hiçbir gereği yok.
  • Why would I lie?
    Neden yalan söyleyim?

  • Why should I lie to him?
    Neden yalan söyleyeyim ki?

  • What, I'm supposed to lie?
    Ne yani, yalan mı söyleseydim?

390 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026