go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 526 kişi  24 May 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

advantage

 
i. avantaj, üstünlük
  • There was no profit, no advantage inletting you fall to an untimely death.
    Zamansız ölümüne neden olmanın hiç bir yararı, avantajı yoktu.
  • Our satellite were tasked elsewhere. We didn't take advantage of the situation.
    Uydumuz başka yerde çalıştırıldı. Durumdan yararlanmadık.
  • Your proposal is interesting, commander. But why do you wish to provide me with an advantage over Mollari?
    Teklifiniz çok ilginç, kumandanım. ayrıca niçin Mollari'ye karşı avantaj sağlamamı arzu ediyorsunuz?
  • Now your people will see the advantage of cooperating with us.
    Şimdi sizinkiler bizimle iş birliği yapmanın avantajını görecekler.
  • They took advantage of your naiveté.
    Senin toyluğundan faydalandılar.
  • People take advantage of kids
    İnsanlar, kafa oldukları zaman...
  • The advantage of going back and redoing stuff is you know what you don't need.
    Geri dönüp bir şeyleri yeniden yapmanın avantajı neye ihtiyacın olmadığını bilmendir.
  • Yes, so what other conclusion can we draw from this, Mr. Sheldon except that you're trying to take advantage of me?
    Evet, demek ki Bay Sheldon, benden yararlanmaya çalışmakta olmanız haricinde, bundan başka hangi sonucu çıkarabiliriz?
  • If we don't take advantage of them, our careers may fade
    Eğer onlardan yararlanmazsak-suistimal etmezsek, kariyerlerimiz noktalanabilir.
  • You got the advantage of me, tough to see if the light ain't good.But you can hear me,
    Eğer ışıklar iyi değilse görmesi zor, benden daha üstün durumdasın. Ama beni duyabilirsin..
  • Like most kids growing up, I had a very wide interest. I was interested in everything. I tried to take advantage of everything, from the sciences to music to writing to literature.
    Michael P. Anderson
    Büyüyen birçok çocuk gibi,çok fazla ilgim vardı,herşeyle ilgilendim,herşeyin avantajından faydalanmaya çalıştım,bilimden müziğe,yazıdan edebiyata kadar.
  • I had the advantage of
    thinking about this for years.
    Bunu, yıllarca düşünebilecek
    avantajım vardı.
  • I'm sure you see the advantage in this.
    Bundaki avantajı anladığına eminim.
  • You know, this ship is going much too fast. We ought to take advantage of every moment.
    Biliyorsun, bu gemi çok daha hızlı gidiyor. Her saniyeden yaralanmalıyız.
  • You think l like working for idiot who take advantage of me?
    Benden faydalanan bir aptal için çalışmaktan hoşlandığımı sanıyorsun?
  • Sometimes I feel like
    I'm taking advantage of her,
    Bazen onu suistimal ettiğimi
    düşünüyorum...
  • And die in order to live. That"s where men have the advantage overfish.
    Ayrıca yaşamak için öl. Burası insanların çok balık avlama avantajına sahip olduğu yerdir.
  • But l don't want to live in a city where the only cultural advantage is that you can make a right turn on a red light.
    Ama tek kültürel avantajın kırmızı ışıkta sağa dönüş yapabileceğin bir şehirde yaşamak istemiyorum.
  • No, but you got to take advantage of this.
    Ama bundan avantaj sağlayabilirsin.
  • ...and then they tried to
    take advantage of her.
    ...ve sonra da onu
    kullanmaya kalkmışlar.

296 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019