- You keep up the good work.
- See you around. Only thing is... ink tests show that the note was written two years ago, not last week. You people are derivative.
- İyi işlerine devam et.
- Görüşürüz. Sadece birşey var... mürekkep testleri notun geçen hafta değil, iki yıl önce yazıldığını gösteriyor. Sizler birbirinizin türevisiniz.
- What do you mean, interested? What's so interesting about her?
- Okay, Marcus, here. Here's my last scrap of dignity. Enjoy it. I want to go out with her.Okay? I'd like her to be my girlfriend.
- İlgili demekle ne kastediyorsun? Onunla ilgili bu kadar ilginç olan ne?
- Tamam, Marcus, işte. İşte saygınlığımın son kırıntısı. Tadını çıkar. Ben onunla dışarı çıkmak istiyorum. Tamam mı? Kız arkadaşım olmasını istiyorum.
- What's the story ?
- It's gonna be shocking. Take a look at these. Take a look.
- When were they taken?
- Last night, at Tycoon Restaurant. What are we gonna do now?
- Check the rooms...and see if there's any male belongings.
- Hikaye nedir?
- Biraz şok edici olacak. Bunlara bir bak. Bir bak.
- Nerede çekilmişler?
- Dün gece, Tycoon Restoran'da. Şimdi ne yapacağız?
- Odaları kontrol et... ve erkeğe ait birşeyler var mı bak.
- l'll get right to the point. Our mascot was stolen from his tank last night. Are you familiar with Snowflake?
- Negative
- We got him from Miami. He's a rare bottle-nosed dolphin. This is a new trick. He was going to do for the half time show.
- Hemen konuya gireceğim. Maskotumuz dün gece tankından çalındı. Snowflake'i bilir misin?
- Hayır.
- Onu Miami'den almıştık. Az bulunan şişe-burun yunuslardan. Bu yeni oyunu. Şovun yarısını o yapacaktı.
- I remmber the achievements of last year... and the Chinese trade agreement on the horizon. Thanks to you. This is just one of the many reasons I can't let you quit.
- Geçen seneki başarılarını hatırlıyorum... ve ufukta da Çin Ticaret anlaçması. Sayende. Bu istifa etmene izin veremeyişimin birçok nedeninden sadece birisi.
- I'm going to be married.
- You're what?
- We're getting married and going to America on our honeymoon .
- When was this decided?
- Last night.
- Congratulations, Hank.
- I'm glad somebody's happy.
- Evleniyorum.
- Napıyosun?
- Evleniyoruz ve balayı için Amerika'ya gidiyoruz.
- Ne zaman karar verdiniz?
- Dün gece.
- Tebrikler, Hank.
- Biilerinin mutlu oldupuna sevindim.
- When was the last time I played a practical joke?
- Well that was the time you said you are dieing of kidney failure and I donated one of my kidneis to save your life, and then you said it was an april fool an
- En son ne zaman eşşek şakası yapmıştım?
- Böbrek yetmezliğinden ölmek üzere olduğunu söylediğin ve benim de böbreğimi senin hayatını kurtarmak için bağışladığım ve '1 Nisan' dediğinn zaman..
- I cannot accept a connection between David Kessler and last night's murders.
- We will find him, however I can assure you of that. We'll find him. Not to worry. I promise.
- David Kessler ve dün geceki cinayetlerle bir bağlantıyı kabul edemem.
- Onu bulacağız, her şekilde sizi temin ederim. Onu bulacağız. Endişeye gerek yok. Söz veriyorum.
- She might have fallen from these cliffs. Cause last month the same thing happened to a lamb of mine. I looked for it all day, and only at nightfall I heard it bleating.
- Bu yamaçlardan aşağı düşmüş olabilir. Çünkü geçen ay aynı şey benim koyunlarımdan birine oldu. Tüm gün onu aradım, ve ancak gece yarısı olduğunda onun nefesini duydum.
- Did you know he has a son, Gallagher?
- I called you last night, I thought..
- I got in very late last night. How did you know he had a son?
- I met him once. At a party.
- Bir oğlu olduğunu biliyor muydun, Gallagher?
- Dün akşam seni aradım. Düşündüm ki...
- Dün gece çok geç geldim. Oğlu olduğunu nereden biliyorsun?
- Bir kere tanıştım onunla. Bir partide.