go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 862 kişi  12 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

lady

i. hanımefendi
s. kadın
  • l've seen three people shoot up a bald Chinese lady with no pants on, and there's this old guy outside who wants his slippers.
    Üzerinde pantolon olmayan dazlak bir Çinli kadına bağıran üç kişi gördüm, ayrıca dışarıda terliklerini isteyip duran şu yaşlı adam var.
  • Well, before my old lady ran off to Baja, she told me my dad had this exact same ring.
    Şey, eski hanımım Baja’ya kaçmadan önce bana babamın bu yüzüğün tam aynına sahip olduğunu söyledi.
  • And you and I, being
    gentlemen, escorted the lady home.
    Sen ve ben, centilmence davranıp,
    bayana evine kadar eşlik ettik.
  • See this ring on my finger? Well, before my old lady ran off to Baja, she told me my dad had this exact same ring.
    Parmağımdaki yüzüğü görüyor musun? Annem Baja'ya kaçmadan önce, babamın da aynı böyle bir yüzüğü olduğunu söylemişti.
  • I took that man rather to imply that this lady was the prime cause of your quarrel.
    O adamı, kavganın asıl sebebi olarak bu bayanı ima ettiği için akıkoydum.
  • What's with the outfits - You guys are going to a volleyball game or something?I'm taking my lady out for breakfast.
    Kıyafetlerde bir sorun mu var – Sizler voleybol maçına yada öyle bir şeye gidiyorsunuz sanırım. Bende sevgilimle kahvaltıya.
  • It is generally supposed in the neighborhood that, as the first child missed gave as his reason for being away that a bloofer lady had asked him to come for a walk, the others had picked up the phrase and used it as occasion served.
    Kayıp ilk çocuk olarak,uzakta olma nedenini güzel bir bayanın ona yürüyüşe gelmesini rica ettiğini,diğerlerinin onunla sohbet ettiğini ve bunu fırsat olarak kullandıklarını söylemesi genellikle çevrede beklenir.
  • Give the lady what she wants!
    Marshall Field
    Hanımefendiye istediğini ver.
  • A beautiful lady is an accident of nature. A beautiful old lady is a work of art.
    Louis Nizer
    güzel bir hanımefendi, doğanın bir kazasıdır. Yaşlı ve güzel bir hanımefendi ise bir sanat şahesedir.
  • Want to help a nice lady give a little payback?
    Güzel bir bayana intikam alması
    için yardım eder misin?
  • If the lady loves her husband, she does not love your Majesty.
    eger hanımefendi kocasını seviyorsa ozaman kralı sevmiyordur.
  • This lady has therefore asked me to engage you; she is a great admirer of yours. She's sure you'll be able to explain the disappearance.
    Bu hanım, bu yüzden, benden size iş vermemi istedi, kendisi sizin büyük bir hayranınız. Kendisi, ortadan kaybolma olayını açıklayabileceğinizden emin.
  • How's my favourite ex-mother-in-law and first lady of the American theatre?
    Benim en sevdiğim eski kayınvalidem ve Amerikan tiyatrosunun first leydisi nasılmış bakalım?
  • I'm the apple of her eye.You won't be the apple of Lady Kenworth's eye
    Ben gözbebeğiyim. Ama sen Leydi Kenworth'un gözbebeği olmayacaksın.
  • Baron Kratzmar and The Gardener are one and the same person. A close friend of Lady Tunova, a scientist, a philantropist.
    Baron Kratzmar ve Bahçıvan aynı kişi. Leydi Tunova’nın yakın arkadaşı, bilim adamı, hayır sever.
  • - Prince John's calling Bishop of the Black Canons.. ...to proclaim him kin in Nottingham tomorrow.
    - How'd you learn this?
    - Lady Marian. She overheard.
    - Prens John, Black Canons piskoposunu arıyor... yarın onu Nottingham'da ailesi olarak ilan etmek için.
    - Bunu nasıl öğrendin?
    - Lady Marian. Kulak misafiri olmuş.
  • - Sit down, my dear! He'll not harm you. Sir Robin, this is the Lady Marian Fitzwalter.
    - I hope my lady had a pleasant journey from London?
    - Otur, hayatım!Sana bir kötülüğü dokunmaz. Sör Robin, bu Leydi Marian Fitzwalter.
    - Umarım, leydim Londra'dan güzel bir yolculuk geçirmiştir.
  • - Ah, it's great to have a lady aboard with clean habits. Sets the man a good example. A man alone, he gets to living like a hog.
    - Oh, iyi huyları olan bir bayanın burada olması harika. Erkeklere iyi örnek olur. Bir erkek tek başına olduğunda bir domuz gibi yaşamaya başlayabiliyor.
  • - I saw a lady walking through the kitchen.
    - Oh, that's Rose.
    - Is she your ex-wife, or what?
    - She's my sister.
    - Mutfağa doğru yürüyen bir bayan gördüm.
    - Oh, Rose o.
    - Eski karın falan mı?
    - Kardeşim.
  • - I saw a lady walking through the kitchen.
    - Oh, that's Rose.
    - Is she your ex-wife, or what?
    - She is my sister.
    - Mutfağa doğru yürüyen bir bayan gördüm.
    - Oh, o Rose.
    - Eski karın falan mı?
    - O, benim kardeşim.

199 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026