go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 434 kişi  20 Tem 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

kiss

 
kissed, kissed, kissing, kisses
f. öpmek
i. öpücük
  • Well, give her a kiss from me.I'd like to leave you with one final bit of advice.
    Ona benden bir öpücük ver. Ufak bir öğüt vererek ayrılmak istiyorum.
  • Don’t kiss my ear.

    Kulağımı öpme.
  • She wanted to kiss him?
    Kızın mı onu öpmek istemiş?

  • Marriage is the miracle that transforms a kiss from a pleasure into a duty.
    Helen Rowland
    Evlilik, bir öpücüğü zevkten göreve dönüştüren bir mucizedir.
  • If you don't kiss me after that,
    I'm gonna believe you.
    Eğer beni öpmezen, buna inanırım.
  • I had such beautiful dreams about you this morning. I would give anything .. ... to kiss your gentle hands ......
    Bu sabah seninle ilgili öyle güzel rüyalarım vardı ki...Narin ellerini öpmek için herşeyi verebilirdim.
  • This morning I would give anything to kiss your gentle hands, and perhaps above your neck.
    Bu sabah senin narin ellerini ve belki de boynundan daha yukarısını öpmek için her şeyi verebilirdim
  • You have to look each other, you have to touch each other, smile at each other, hold each other, and kiss each other.
    Birbirinize bakmak zorundasınız, birbirinize dokunmak, birbirinize gülümsemek, birbirinizi tutmak ve birbirinizi öpmek zorundasınız.

  • Never let a fool kiss you, or a kiss fool you.
    Joey Adams
    Bir aptalın seni öpmesine yada bir öpücüğün seni aptal yerine koymasına asla izin verme.
  • Never let a fool kiss you, or a kiss fool you.
    Joey Adams
    Bir aptalın seni öpmesine yada bir öpücüğün seni aptal yerine koymasına asla izin verme.
  • She told me your boy was a perfect gentleman and that she wanted to kiss him.
    Bana, sizin delikanlının harika bir gentilmen olduğunu ve onu öpmek istediğini söyledi

  • Give me a cross. Let believer kiss the cross You'll get your cross.
    Bana bir haç ver. İnananların haçı öpmesine izin verelim. Sen de haçını alacaksın.
  • And I was sure the first thing he'd say would be- Mind if I kiss your niece?
    Ayrıca söyleyeceği ilk şeyin “Yeğeninizi öpmemin sakıncası var mı?” olacağına emindim.
  • - I prefer a man who lives. And gives expensive jewel. A kiss on the hand. May be quite continental. But diamonds are a girl's best friend. A kiss may be grand
    - Yaşayan bir adamı tercih ederim. Ve pahalı mücevherler veren. Elimi öperek. Çok Avrupai olurdu. Ama pırlanta bir kızın en iyi arkadaşıdır. Öpücük ise çok şaaşalı olabilir.
  • - You know how much I Iove you, LoIa. I'd give anything for a kiss
    - You swine! Don't waste your time taIking.
    - Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun, Lola. Bir öpücük için herşeyi verirdim.
    - Seni domuz! Konuşarak vaktini harcama!
  • - She's only keen on me. One amazing thing about Rachel.. ...was that I wanted to kiss her every time she said something interesting. Which was all the time. It was sexy. It was weird.
    - Sadece benden hoşlanıyor. Rachel ile ilgili harika bir şey de... ilginç birşey söylediği her seferinde onu öpmek istememdi. Her seferinde olan buydu. Seksi birşeydi. Garipti.
  • - Such an unlucky year. I even had to sell my camera. No little jobs on the horizon... some smuggling?
    - How about 100,000 lira with out lifting a finger?
    - 100,000 lira?
    - Yes.
    - I could kiss you!
    - Öyle şanssız bir yıl ki. Fotoğraf makinemi bile satmak zorunda kaldım. Ufukta küçük iş bile yok... mesela biraz kaçakçılık?
    - Parmağını bile kıpırdatman 100.000 liraya ne dersin?
    - 100.000 lira?
    - Evet.
    - Seni öpebilirim şu an.
  • - I take back my kiss and give it to him. He's so handsome. God must have made him in his spare time.
    - Öpücüğümü geri alıyorum ve ona veriyorum. Öyle yakışıklı ki. Tanrı, onu boş zamanında yaratmış olmalı.
  • - What are you doing? - I was gonna kiss you good night.
    - Ne yapıyorsun? - Hoşçakal öpücüğü verecektim.

  • - I've blown it. I should just go and knock on her door right now and kiss her.
    - It would be romantic. Something we could someday tell our kids.
    - Mahvettim. Gidip şimdi kapısını çalmalı ve onu öpmeliyim.
    - Bu çok romantik olur.Bir gün çocuklarımıza anlatabileceğimiz birşey.

189 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019