go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1181 kişi  31 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

it

zm. o, onu, ona
  • -This time the story that I have is terrific. You'll feel great.
    - I'll throw it in the dustbin unread.

    -Bu defa bende olan hikaye harika. Kendini çok iyi hissedeceksin.
    - Ben okumadan çöpe atarım.
  • - Is it a duckling?
    - It's not!A veterinarian friend of mine sent it to me from Vienna.

    -Bu bir ördek yavrusu mu?
    - Hayır, değil. Bir veteriner arkadaşım Vienna’dan bana göndermişti.
  • - Would you do it for me?
    -Mike Moreno's the diver. Let him dive.

    -Benim için yapar mısın?
    - Dalgıç Mike Moreno'dur. O dalsın.
  • -We'll kiss now and get it over with and then we'll go eat.
    - Okay.
    - We'll digest our food better.

    - Şimdi öpüşeceğiz ve bütün bunları arkada bırakacağız sonra da gidip bir şeyler yiyeceğiz.
    - Tamam.
    - Öylece yemeğimizi daha iyi sindireceğiz.
  • -What do you think about it now?
    -It was worth the risk.
    -For somebody you don't even know?
    -Yeah.

    - Şimdi bunun hakkında ne düşünüyorsun?
    - Risk almaya değerdi.
    - Tanımadığın biri için mi?
    - Evet.
  • - Stand by the line.
    - Yes, sir. This dispatch just arrived.
    - I'll taKe care of it right away.

    - Sırada dur.
    - Anlaşıldı efendim. Bu gönderi az önce geldi.
    - ben hemen onunla ilgileneceğim.
  • - Ain't it dirty to use someting that has been used before?
    - Almost everything we do has been used before.

    - Önceden kullanılmış bir şeyi kullanmak pis değil mi ya?
    - Kullandığımız şeylerin hemen hemen hepsi önceden kullanılmıştır.
  • - What happened in the hotel ?
    - I told you all about it .
    - But normally people don' disappear like that.
    - We might have misunderstood each other somehow.

    - Otelde ne oldu?
    - Sana herşeyi anlatmıştım.
    - Ama normalde insanlar öylece kaybolmazlar.
    - Bir şekilde birbirimizi yanlış anlamış olabiliriz.
  • - That Odo fellow called it a waste of time. l disagree with him.
    - l knew you would.l learned that about you.

    - O Odo adlı adam bunun bir zaman kaybı olduğunu söylemişti. Ben aynı fikirde değilim.
    - Öyle diyeceğini biliyordum. Senin bu yanını öğrendim.
  • -What was that?
    -I called her to apologize. But it doesn't really matter 'cause I doubt she'll ever want to see me again.

    - O neydi ?
    - Ondan özür dilemek için aradım. Ama hiç önemi yok çünkü beni bir daha görmek
    isteyeceğini pek sanmıyorum.
  • -What did you do?
    -Washed it.Used the iron to dry it, and put it back in place.
    - And they didn't find out?

    - Ne yaptın?
    - Yıkadım. Kurutmak için ütüledim ve yerine geri koydum.
    - Onlar öğrendiler mi?
  • -What were you doing?
    - l was just cleaning the house.
    - Why is the door open?
    -To throw out the dirt.
    - You should shut it before night fall.

    - Ne yapıyordun?
    - Sadece evi temizliyordum.
    - Kapı neden açık?
    - Pisliği çıkarmak için.
    - Akşam olmadan önce kapatmalısın.
  • - Jim addressed the e-mail wrong.
    - What?
    - It went out to every mailbox in the East High directory.

    - Jim e-maili yanlış göndermiş.
    - Ne?
    - E- mail East High'in rehberindeki bütün posta kutularına gitmiş.
  • - That's a very sensible idea.
    - It really is.
    - If I were you, Don Rodrigo I wouldn't hesitate.

    - Çok nazik bir düşünce.
    - Gerçekten öyle.
    - Senin yerinde olsam, Don Rodrigo, bir an bile düşünmezdim.
  • - What are you doing here?
    - Let's discuss it over some ice cream.
    - Not until I find out what's going on.
    - I'll tell you later.

    - Burada ne yapıyorsun?
    - Bunu dondurma yerken konuşalım.
    - Neler olduğunu söyleyene dek hayır.
    - Sonra anlatırım.
  • - I will do it for you.. For all of you.
    - To displace an Overlord during battle and then fail?
    - But it's not my fault...

    - Bunu senin için yaparım. Hepiniz için.
    - Savaş sırasında bir derebeyini düşürüp ve sonra başarısız olmak mı?
    - Ama bu benim suçum değil.
  • - Is it a woman?
    - No.
    - Is it a man?
    - Um.. Um... Yes, it is
    - You hesitated, Edmund.

    - Bu bir kadın mı?
    - Hayır.
    - Bu bir erkek mi ?
    - Hımm... Hım... Evet, erkek.
    - Tereddüt ettin, Edmund.
  • - For one thing it gave us enough money to buy the house next to yours.
    - No, wait that's a disadvantage.
    - But there are some advantages.

    - Birincisi bu evinin yanındaki evi almamız için yeterli para kazandırdı.
    - Hayır ya bu bir dezavantaj.
    - Ama bunu avantajları da var.
  • - A gun.
    - I know where you can get a gun.
    - Don't. I need a silver bullet.
    - Oh, be serious, would you?
    - No, a gun would be good.
    - Put the gun to your head and pull the trigger. If you put it in your mouth you'd be sure not to miss.
    - Thank you. You're all so thoughtful. A knife!
    - An electric shock!
    - A car crash!
    - Throw yourself in front of a tube.

    - Bir silah.
    - Nereden silah bulabileceğini biliyorum.
    - Yapma. Gümüş mermi gerekir.
    - Ciddi ol, tamam mı?
    - Hayır, silah iyi olurdu.
    - Silahı kafana koyar ve tetiği çekersin. Ağzına koyarsan, ıskalamadığından emin olursun.
    - Teşekkürler. Çok düşüncelisin. Bıçak! Elektrik şoku.
    - Araba kazası.
    - Kendini metronun önüne at!
  • - I wouldn't ask you to wait. It takes me so long to get dressed. I must look dreadful.
    - No, you just look worn out.

    - Beni beklemeni isteyemeyeceğim. Giyinmem çok uzun sürüyor. Ben korkunç görünüyor olmalıyım.
    - Hayır sen sadece yorgun görünüyorsun.

37,283 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026