I feared that the heavy odour would be too much for the dear child in her weak state, so I took them all away and opened a bit of the window to let in a little fresh air.
Ağır kokunun çocuğun zayıf durumunda çok fazla olacağından korktum,bu yüzden onları uzaklaştırdım,içeri biraz taze hava girmesi için pencereyi biraz açtım.
- It's hard to breathe, the air is so heavy
- Can't tell it from the water. Or the water from the land for that matter.
- All the channels we've lost... all the twisting and turning we've done...
- Nefes almak çok güç, hava çok ağır.
- Bunu sudan söylemek zor. Ya da aynı sebepten karadaki sudan.
- Kaybettiğimiz tüm kanallar... Yaptığımız tüm dönüş ve değişiklikler...
- I don't feel so good.
- And you've lost a lot of weight. That suits you. You were heavy back then.
- I haven't been that heavy since 1960.
- We were all heavier back then before.
- Kendimi iyi hissetmiyorum.
- Ve çok kilo kaybettin. Sana yakıştı. Çok ağırdın o zamanlar.
- 1960 dan beri o kadar ağır olmamıştım.
- O zamanlar hepimiz daha ağırdık.
- They sealed off this wing at|both ends, welded the doors.. and blocked off the stairs with heavy equipment.
- But it looks like the barricade didn't hold.
- Kanadı her iki taraftan mühürlemişler, kapıları kaynakla birleştirmişler.. ve merdivenleri ağır eşyalarla kapatmışlar.
- Ama görünüşe bakılırsa barikat dayanmamış.
- I'm world heavy weight champion.
- Nice to meet you, Champ.
- Wait. One drink won't hurt.
- I have something better to do. I'll meet you at the steam bath tomorrow at six. Nice meeting you.
- Ben dünya ağır siklet şampiyonuyum.
- Tanıştığımıza memnun oldum, şampiyon.
- Bekle. Bir içkinin zararı olmaz.
- Yapacak daha iyi bir işim var. Yarın saat altıda buhar banyosunda görüşürüz. Seninle tanışmak güzeldi.