go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 762 kişi  07 Mar 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

hand

f. uzatmak
i. el, yardım, ustalık
s. el
  • To convert somebody go and take them by the hand and guide them.
    Saint Thomas Aquinas
    Birilerini değiştirmek için gidip ellerinden tutun ve onlara rehberlik edin.
  • Suddenly I felt a hand on my shoulder, and heard the Count's voice saying to me, Good morning
    Birdenbire omuzumda bir el hissettim,ve Kont'un bana günaydın diyen sesini duydum.
  • I believe in trying to get a balance between individual freedom on the one hand and social responsibility on the other.
    Chris Patten
    Bir yanda sosyal sorumluluk ve diğer yanda da bireysel özgürlük arasında bir denge oluşturmaya çalışmaya inanıyorum.
  • We have a problem. You know what that problem is. Your adaptors can't overcome the band width limitation of wireless hand helds.
    Bir sorunumuz var. Sorunun ne olduğunu biliyorsun. Adaptörleriniz kablosuz el kaldıraçlarının bant genişliği limitlerinin üstesinden gelemiyor.
  • One tallow stain, or even two, might come by chance; but when I see no less than five, I think that there can be little doubt that the individual must be brought into frequent contact with burning tallow-walks upstairs at night probably with his hat in one hand and a guttering candle in the other.
    Bir mum yağı lekesi hatta iki tane bile,tesadüfen olabilir;fakat beşten daha az görmediğimde,sanırım bireyin muhtemelen bir elinde şapkası,diğerinde mum yukarı kata yanan mum yürüyüşleriyle sık sık temas kurmaları için getirilmeleri gerektiği konusunda biraz şüphe olabilir .
  • She was carrying her purse in one hand and a shopping bag in the other.
    Bir elinde cüzdanını ve diğerinde de alışveriş çantasını taşıyordu.

  • This is first class flight and I want my hand towels
    Bir birinci sınıf uçuşu ve havlumu istiyorum.
  • Maybe the teacher didn't call on you when you had your hand raised.
    Belki de öğretmenin elini kaldırdığın halde sana söz hakkı vermiyordu.

  • I asked Papa if it was all right for me to dip my hand in the water.And he laughed because I was so timid.
    Babama ellerimi suya daldırırsam sorun olur mu diye sormuştum. Çok korkak olduğumdan dolayı gülmüştü.
  • - Calm down, Kees. It's all right Nothing will be left - That's the whole idea. But if we advertise with leaflets or something, I'll hand them out.
    -Sakinleş, Kees. Tamam. hiç bir şey arkada kalmayacak. Ana fikir bu.
    Ama broşür ve benzeri bir şeyle ilan verirsek, hepsini ben dağıtacağım.
  • - You need a tetanus shot. You need to get rid of that dog.
    - He didn't mean any harm.
    - Takes your hand off and he means no harm? You should get rid of him,
    - Tetanoz aşısı olman lazım. Bu köpekten kurtulmalısın.
    - Zarar vermek istmedi.
    - Elini sıyırdı ve zarar vermek istemedi öyle mi? Ondan kurtulmalısın.
  • - Do you realize what would happen if I hand in my reports in your handwriting?
    - I'll get fired.
    - You wouldn't want that to happen, would you?
    - Raporlarımı senin elyazınla yazılmış şekilde verirsem ne olacağının farkında mısın?
    - Kovulurum.
    - Bunun olmasını istemezsin değil mi?
  • - I have ordered the administrator.. to hand over to you for your use.. the house by the river.. the large house in Polan... and all its lands.
    - Nehrin kenarındaki evi... Polan'daki geniş evi... ve tüm etrafındaki bölgeleri... senin kullanımına devretmesi için idareciye talimat verdim.
  • - Monica, can you feel my hand on the back of your neck?
    - Yes.
    - Does any of this hurt?
    - No.
    - Monica, boynunun arkasında elimi hissedebiliyor musun?
    - Evet.
    - Bunlar acıtıyor mu?
    - Hayır.
  • - You were supposed to throw away the key.. ...not leave the door wide open.
    - Are you implying I had a hand in his escape?
    - Kapıyı açık bırakmaktan ziyade anahtarları aşağıya atmışsınız.
    - Onun kaçışında parmağım olduğunu mu ima ediyorsunuz?
  • - You were suppose to throw away the key.. ...not leave the door wide open.
    - Are you implying I had a hand in his escape?
    - Kapıyı açık bırakmaktan ziyade anahtarları aşağıya atmışsınız.
    - Onun kaçışında parmağım olduğunu mu ima ediyorsunuz?
  • - Coffee Is coffee. Bring two coffees please. I'm in a middle of a traffic jam. I might be late... Please hand that tape to Mr. Kaneda.Thanks
    - Kahve kahvedir. İki kahve getir lütfen. Trafik sıkışıklığının tam ortasındayım. Geç kalabilirim... Lütfen bu bantı Bay Kaneda'ya ver. Teşekkürler.
  • - I can't remember anything. Dead. I'm a dead man.
    - You expect pity?
    - I expect you to hand over those keys and then... move your nigger ass out of my room.
    - What did you say?
    - Move your nigger, spade...
    - Hiçbir şey hatırlayamıyorum. Ölü. Ben bir ölüyüm.
    - Acımamı mı bekliyorsun?
    - Şu anahtarları bana vermeni ve sonra... zenci poponu odamdan götürmeni bekliyorum.
    - Ne dedin sen?
    - Zenci belini götürmeni...
  • - You've been on your own with no family tie. But those solo days are done. You'll be two of a kin spending quality time together. As father and son. Building model ships. Takin' fishin' trips. Workin' hand in hand...
    - Hiçbir aile bağı olmadan kendi başınaydın. Ama bu yalnız günler bitti. Birlikte iyi vakit geçiren 2 kişilik bir aile olacaksınız. Baba ve oğul olarak. Model gemiler inşa ederek. Balık tutma gezilerine giderek. elele çalışarak...
  • - Hey, are you sure about that?
    - Just hand them over!
    - All right, if you say so.
    - Hey, bundan emin misin?
    - Sen ver onları!
    - Peki, madem öyle diyorsun.

760 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026