go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 4351 kişi  09 Ekm 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

half

i. yarım
s. yarı
zf. yarı yarıya
  • I hear that you're the prison bitch
    to half of Cell Block C.
    Blok C'nin orospusu olduğunu duydum.

  • Whatever I spend, you have to spend half.
    Ben ne kadar harcarsam, sen yarısını harcamak zorundasın.

  • -I never catch colds
    - Really I was reading some sickness and accident claims figures.The average New Yorker aged between 20 and 50 has two and a half colds a year.
    Ben hiç üşütmem.
    - Gerçekten, hastalanma ve kazaların araştırma sonuçlarını okuyordum. 20 ile 50 yaş arasındaki New York'lular yılda iki buçuk kez soğuk algınlığına yakalanıyormuş..
  • We see incorrectly, or we see only half of the story at times.We see what we want to believe.
    Bazen hatalı görürüz veya hikayenin sadece yarısını görürüz. Biz aslında sadece inanmak istediklerimizi görürüz.
  • and you finished coffee
    an hour and a half ago.
    ...kahveni bir buçuk saat önce
    bitirdin demek oluyor.

  • 'cause I'm half in the bag.
    ...çünkü çakırkeyfim.
  • - He's asked me out for New Year's. And did I mention that he is a lawyer? I have to meet him in half an hour so let's smoke this now.
    - Yılbaşı için bana çıkma teklif etti. Ve bir avukat olduğunu belirtmiş miydim? Yarım saat içinde onunla buluşmalıyım, o yüzden hadi içelim şunu.
  • - Exactly how close is that to Jack? - Within a half mile.
    - Tam olarak Jack'e ne kadar yakın? - Bir kilometre kadar.

  • - We're going to get you home. Get him a cab!
    - Give me a gin and tonic.
    - Last call was half an hour ago.
    - Give me one or I'll kill you.
    - Just one.
    - Seni eve götürüyoruz. Ona bir taksi çağırın!
    - Bana bir cin-tonik verin.
    - Son servis yarım saat önceydi.
    - Bana bir tane ver, yoksa seni öldürürüm.
    - Sadece bir tane.
  • - There's a letter from Rafael. For me. He wrote it.. on the night he died. He left it half written...on the table. He didn't have time to finish it.
    - Rafael'den mektup var. Bana yazılmış. O yazmış... öldüğü gece... Yarısını yazıp bırakmış... masanın üzerinde. Bitirecek bakti olmamış.
  • - Thanks to him, I spent ten years in prison.. ...and they cut off half my tongue. I'll kill him! I'll kill him! I'll kill him!
    - He's innocent, brother. He's betrayed no one. I swear it by the Holy Christ.
    - Onun sayesinde, hapiste on yıl geçirdim... ve dilimin yarısını kestiler. Onu öldüreceğim! Öldüreceğim! Öldüreceğim!
    - O masum, kardeşim. Kimseye ihanet etmedi. Kutsal İsa üzerine yemin ederim.
  • - You've mistaken him for another.
    - I'm not mistaken. I recognize you, Judas.
    - How handsome he used to be then. Now he has lost his looks.
    - Thanks to him, I spent ten years in prison......and they cut off half my tongue. I'll kill him! I'll kill him!
    - He's innocent, brother. He's betrayed no one. I swear.
    - Onu bir başkasıyla karıştırdın.
    - Karıştırmadım. Seni tanıdım, Judas.
    - O zamanlar ne kadar da yakışıklıydı. Şimdi o görüntüsünü kaybetmiş.
    - Onun yüzünden... on yılımı hapiste geçirdim. .. ve dilimin yarısını kestiler. Onu öldüreceğim. Onu öldüreceğim!
    - O masum, kardeşim. Kimseye ihanet etmedi. Yemin ederim.
  • - He's not my father.
    - That's unimportant. You like beer, that's important.
    - When a person is half asleep, anything you put into his brain will be memorized.
    - O benim babam değil.
    - Bu önemli değil. Bira seviyorsun, önemli olan bu.
    - Eğer bir insan yarı uykudaysa, beynine soktuğun herşeyi ezberler.
  • - How long have we been on the road?
    - 4 and a half hours.
    - I've headache already.
    - Ne kadardır yoldayız?
    - 4 buçuk saattir.
    - Şimdiden başim ağrıyor.
  • - You could do anything you like. The more fantastic, the better. That's what people want: fantasy. You write a proper part for me.. ...a couple of catchy songs.. ... I guarantee you a triumph deluxe! What do you say?
    - How much will you pay me?
    - Well, madame......how about half the receipts?
    - Ne istersen yapabilirsin. Ne kadar çok fantazi, o kadar iyi. İnsanların istediği bu: fantazi. Bana düzgün bir parça yaz... dikkat çekici birkaç şarkı... Ben de sana ekstra lüks bir zaferi garanti edeyim. Ne diyorsun?
    - Bana ne kadar ödeyecksiniz?
    - Peki, bayan... hesapların yarısına ne dersiniz?
  • - Your Majesty, more than half a million people participated in these strikes.
    - And the exact figure?
    - 589,528 people.
    - Majesteleri, yarım milyondan fazla insan bu grevlere katıldı.
    - Ve kesin sayı?
    - Beş yüz seksen dokuz bin beş yüz yirmi sekiz kişi.
  • - Here's a check
    - Uh-uh.
    - Half now, half later.
    - Okay
    - İşte sana bir çek.
    - Hı-hı.
    - Yarısı şimdi yarısı sonra.
    - Tamamdır.
  • - Two and a half miles straight down.
    - I'm right behind you. Cab 1, do you see it yet ?
    - I don't see anything yet
    - Hang on. I'm gonna test my strobes.
    - İki buçuk mil düz aşağı.
    - Tam arkandayım. Taksi 1 onu hala görmedin mi?
    - Henüz birşey görmüyorum.
    - Bekle. Işıklarımı deneyeceğim.
  • - l'll get right to the point. Our mascot was stolen from his tank last night. Are you familiar with Snowflake?
    - Negative
    - We got him from Miami. He's a rare bottle-nosed dolphin. This is a new trick. He was going to do for the half time show.
    - Hemen konuya gireceğim. Maskotumuz dün gece tankından çalındı. Snowflake'i bilir misin?
    - Hayır.
    - Onu Miami'den almıştık. Az bulunan şişe-burun yunuslardan. Bu yeni oyunu. Şovun yarısını o yapacaktı.
  • - Go put these beans away in the kitchen. The harvest is over. And that's not even half what they owe.
    - Git, bu fasulyeleri mutfağa koy. Hasat sona erdi. Ve bu, borçlu olduklarının yarısı bile değil.

907 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026