go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 9764 kişi  17 Ağu 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

gun

f. ateş etmek
i. silâh
  • What's with the staple gun?
    Zımba tabancasıyla ne işin var?

  • We need to get rid of the staple gun.
    Zımba tabancasından kurtulmalıyız.

  • Come on, Jack. Put the gun down.
    Yapma Jack. Silahını indir.

  • I can only remember that in bits and pieces. She came home. I realized that she knew. She aimed the gun at me.
    Yalnızca bölük pörçük hatrlayabiliyorum. Eve geldi. Bildiğini anladım. silahını bana doğrulttu.
  • The sheriff pulled out his gun.
    Şerif silahını çıkardı.

  • The sheriff pulled out his gun and he fired twice.
    Şerif silahını çıkardı ve iki kere ateşledi.

  • I then took my gun and strolled out in the direction of the Boscombe Pool, with the intention of visiting the rabbit warren which is upon the other side.
    Sonra silahımı aldım,karşıda bulunan tavşan bölgesini ziyaret etmek amacıyla Boscombe Pool istikametinde dışarıda gezindim.
  • You know I'm gonna need
    to take your gun.
    Silahını almam gerekiyor.
  • l figure he was a gun fanatic. He always talked about nothing but the guns.
    Sanırım o bir silah düşkünüydü. Her zaman silahlar dışında konuştuğu bir şey yoktu.
  • Just out of curiosity, how much money would it take for you to wrestle a gun from a mugger?
    Sadece merakımdan soruyorum, ne kadar para için soyguncunun silahıyla mücadele ederdin?

  • Let your hand drop to your side
    and let the gun slip out.
    Kolunu yana indir ve silahı hafifçe bırak.
  • There's a gun in your safety
    deposit box, isn't there?
    Kiralık kasanda bir silah var, değil mi?
  • you're always spewing about stricter gun regulations.
    her zaman daha katı silah kullanımı düzenlemeleri hakkında atıp tutuyorsun.
  • Always gotta bring a gun to a knife fight, don't you?
    Her zaman bıçak dövüşüne silah
    getirmek zorundasın, değil mi?
  • No, no, no,
    gun it, gun it!
    Hayır, hayır, hayır,
    gazla, gazla!
  • You don't have to say "l have a gun in my hand. They know it'll really tear them up with higher unemployment creating more crime in Flint
    Elimde silah var demek zorunda değilsin. Flint firmasında daha çok suç oluşturan yoğun işsizlikle fiilen yok olacaklarını biliyorlar.
  • Forgive me! I heard a noise and I took the gun from your bag!
    Beni bağışlayın! Bir gürültü duydum ve çantanızdan silahı aldım!
  • The game-keeper adds that within a few minutes of his seeing Mr. McCarthy pass he had seen his son, Mr. James McCarthy, going the same way with a gun under his arm.
    Avlak bekçisi,Bay McCarty nin geçişini görmesinin ardından birkaç dakika içerisinde onun oğlu Bay James McCarty yi gördüğünü,kolunun altında bir silahla aynı yola gittiğini ekliyor.
  • I was going to have him put up fliers, but I didn't trust him with a staple gun.
    Aslında ona el ilanları astıracaktım ama elinde zımba tabancasıyla ona güvenemedim.

  • um, and that gun I mentioned.
    ...ve bir de sözünü ettiğim silah.


164 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026