go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 781 kişi  19 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

fix

fixed, fixed, fixing, fixes
f. bağlamak, gözünü dikmek
i. güç durum, çıkmaz
  • Tor. He'll fix you right up.
    Tor. Seni anında iyileştirir.

  • Do you think there's a chance you can fix that radiator now?
    Şu ısıtıcıyı şimdi tamir edebileceğini düşünüyor musun?
  • You did your duty my son, Now you have much to do before the next moon. Fix the roof in case it rains this year.
    Sen görevini yerine getirdin evlat. Şimdi bir sonraki dolunaya kadar yapacak çok işin var. Bu sene yağmur yağarsa diye çatıyı tamir et.
  • He's not just gonna fix the tonsils and the adenoids.
    Sadece lenf bezlerini ve bademciklerini iyileştirmeyecek.

  • I'm sorry about that.
    I tried to fix it,
    Özür dilerim.
    Düzeltmeye çalıştım...
  • Normal people... believe that if it ain't broke, don't fix it. Engineers believe that if it ain't broke, it doesn't have enough features yet.
    Scott Adams
    Normal insanlar'bozuk değilse,tamir etme'ye inanırlar,mühendisler ise'eğer bozuk değise henüz yeterli özelliklere sahip değidir'e inanırlar.
  • Go to your apartment and fix it.
    Kendi dairene git ve düzelt.

  • It's easy to fix a door.
    Kapı onarmak kolaydır.
  • Would you like to come in?
    Yeah.
    Can I fix you a drink?
    I don't think so.
    İçeri gelmek ister misin?
    Evet.
    Sana bir içki ayarlayayım mı-hazırlayayım mı?
    Pek sanmıyorum.
  • We're gonna try
    and fix this, okay?
    Düzeltmeye çalışalım, tamam mı?
  • He was nice the real estate agent .l've ordered a painter for tomorrow to fix up the room.
    Çok iyi bir emlak komisyoncusuydu. Yarın odayı düzene sokması için bir boyacı bulmasını istedim.
  • After the Challenger accident, NASA put in a lot of time to improve the safety of the space shuttle to fix the things that had gone wrong.
    Sally Ride
    Challenger kazasından sonra, NASA yanlış giden şeylerii düzeltmek amacıyla uzay mekiğinin güvenliğini arttırmak için çok zaman harcadı.
  • I'll fix it, but you have to tell me how you want it. I'm not a mindreader or something.
    Bunu halledeceğim ama bana nasıl istediğini söylemelisin. Zihin okuyucu filan değilim ben.
  • We can fix it. I beg for that This is my fault, but I can correct it.
    Bunu düzeltebiliriz. Yalvarıyorum. Bu benim hatam, ama düzeltebilirim.
  • We don't have a couple of weeks to fix this problem, we just have one week.
    Bu sorunu çözmek için birkaç haftamız yok. sadece 1 haftamız var.
  • When did you fix this door?l
    t's easy to fix a door. l did it when you went to gym yesterday.
    Bu kapıyı ne zaman tamir ettin?
    Bir kapıyı tamir etmek çok kolay. Dün spor salonuna gittiğinde halletmiştim.
  • Perhaps it is your own immorality that has contaminated us.So we will fix this by removing ourselves from your immorality.
    Belki de bizleri kirleten senin ahlaksızlığındır. Bu sorunu senin ahlaksızlığından kendimizi sıyırarak halledebiliriz.
  • Are you gonna fix that relationship?
    Aramızı düzeltebilir misin?

  • But I can fix this.
    ...ama bunu halledebilirim.
  • - The lamp is smoking again.
    - The servant should fix it.
    - Let me try that.
    - Never mind. It's too complicated.
    - Lamba yine tütüyor.
    - Uşak onu tamir etmeli.
    - Dur bir bakayım.
    - Boşver. Fazla karmaşık.

110 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026