go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 6424 kişi  20 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

find

found, found, finding, finds
f. bulmak, keşfetmek
i. buluş, keşif
  • After the eggs have been fertilised, they are deposited in tough rubbery egg cases that other creatures find poisonous.
    Yumurtalar döllendikten sonra, diğer yaratıkların zehirli bulduğu sağlam kauçuk yumurta muhafazalarına yerleştirilirler.
  • I'm pretty sure if you just put the food out, he'll find it and eat it when he's hungry.
    Yemeği kenara koyarsan acıktığı zaman bulup yiyeceğine eminim.

  • I have a huge respect for writers and realise that this is not an area that I find easy. I doubt that I would have the patience in front of a blank sheet of paper to become a writer.
    Jenny Agutter
    Yazarlara çok büyük saygım var,bunun kolay bulduğum bir alan olmadığının farkındayım,bir yazar olmak için boş bir kağıt sayfanın önünde sabır göstereceğimden şüheliyim.
  • I'll go in tomorrow
    and find out who checked it out.
    Yarın gidip kimin adına alındığını
    öğreneceğim.
  • Burned-out women are my stock in trade.I usually find them here...
    Yanıp bitmiş kadınlar benim stoğumdur ticarette. Onları genelde burada bulurum
  • Either I will find a way, or I will make one.
    Philip Sidney
    Ya bir yol bulacağım yada bir tane yapacağım.
  • Watson, I fear that you will find it very slow, but I shall only be away a couple of hours.
    Watson,onu çok yavaş bulacağınızdan korkuyorum,fakat sadece birkaç saat seyahatte olacağım.
  • And I'm willing to do whatever is
    necessary to find a peaceful solution.
    Ve barışcıl bir çözüm bulabilmek için
    ne gerekiyorsa, yapmaya hazırım.
  • Are you sad, lonely, looking for a friend? Blue Fairy Escort Service will find a mate for you.
    Üzgün ve yalnız mısınız, arkadaş mı arıyorsunuz? Mavi Peri Eskort Hizmetleri size bir arkadaş bulacaktır.
  • A famous detective was brought in from Boston. He could find no clues.
    Ünlü bir detektif Boston'dan getirilmiş. Ama o hiçbir iz bulamamış.
  • I was amazed to find out how much he'd learned in 3 years.
    Üç yılda ne kadr öğrendiğini görünce hayret ettim.
  • The remote. The remote. I can't find the remote.
    Uzaktan kumanda. Uzaktan kumanda. Uzaktan kumandayı bulamıyorum.

  • Tubes are flooded, but I can't open the doors until I'm equalized. I can't find the valve!
    Tüpler aşırı su yüklü, ama ben eşitlenene kadar kapıları açamam. Valfi bulamıyorum!
  • I felt all over the body, but no sign could I find of the key.
    Tüm vücudumu aradım,fakat anahtarla ilgili hiçbir iz bulamadım.
  • The National News should be able to find out what happened.
    The National News neler olup bittiğini bulabilecektir.
  • All I need to do is find that one small mistake he made in his past
    Tek yapmam gereken onun geçmişinde yaptığı ufak bir hata bulmak

  • Did you find out where that old pimp
    Tattaglia is hiding? I want him now.
    Tattaglia'nın gizlendiği yeri öğrendin mi?
    Onu istiyorum.
  • She find those Polaroids?
    Şu şipşak fotoğrafları mı buldu?
  • So far, all the alibis check out
    except for this one guy I can't find.
    Şu ana kadar bulamadığım şu adam
    hariç bütün mazeretler doğrulandı.

  • Well, I lost my job last month, and I haven’t been able to find another one.
    Şey, geçen ay işimi kaybettim ve başka bir tane bulamadım.


3,346 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026