go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 2106 kişi  07 Ağu 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

feel

felt, felt, feeling, feels
f. dokunmak, hissetmek
i. duygu
  • - Can you feel that? That's my hand. Go on, hold it. We'll get you out of here. I need some help over here! It's okay. You're safe now, all right? You'll be okay. Just hang on. All right?
    -Bunu hissediyormusun?
    Bu benim elim. Devam et, tut onu. Seni oradan dışarı çıkaracağız. Burada biraz yardıma ihtiyacım var! Tamamdır.
    Şimdi güvendesin, tamam mı?
    İyi olacaksın. Sadece sıkı tutun. tamam mı?
  • - I'll do the best I can. Just get them over here. Can you hear me? Listen to me. Look at me. Look in my eyes. Can you feel that? That's my hand.
    - Yapabildiğimin en iyisini yapacağım. Onları getireceğim. Beni duyabiliyor musun? Dinle beni. Bana bak! Gözlerime bak! Bunu hissedebiliyor musun? Bu benim elim.
  • - And later we will celebrate with a glass of wine. When you guys finish, he'll die of poison. The poison is not in the wine. l'll glue it to the glass so when you pour the wine, no one will know of the trick. Around 15 minutes later he'll start to feel a little something. And that's when you leave the house through this door. l'll be waiting for you in the car. And we'll return to China by the same jet.
    - Ve sonra, bir bardak şarapla kutlayacağız. Siz bitirdiğinizde, zehirden ölecek. Zehir şarapta değil. Onu bardağa yapıştıracağım böylece sen şarabı döktüğünde, kimse hileyi anlamayacak. Yaklaşık 15 dakika sonra az bir şeyler hissetmeye başlayacak. Ve bu sırada sen bu kapıdan evden çıkacaksın. Seni arabada bekliyor olacağım. Ve aynı jetle Çin'e geri döneceğiz.
  • - What I'm saying is, the important thing is to make yourself feel happy.
    - I've tried just making myself happy. She's tried making herself happy .It doesn't work.
    - Söylediğim, önemli olan şeyin kendini mutlu hissettirmek olduğu.
    - Kendimi mutlu etmeyi denedim. O da kendini mutlu etmeyi denedi. İşe yaramıyor.
  • - What did you say?
    - I want a divorce, Macon, I rented an apartment downtown.
    - Honey, listen, it's been a hard year. We've had a hard time. People who lose a child often feel this way.
    - Sen ne dedin?
    - Boşanmak istiyorum. Macon, şehir merkezinde bir daire kiraladım.
    - Tatlım, dinle. Çok zor bir yıl oldu. Çok zor zamanlar geçirdik. Çocuğunu kaybeden kişiler genellikle bu şekilde hissederler.
  • - We don't know that.
    - Oh, that makes me feel better.
    - Orası kesin değil.
    - Ay çok rahatladım.
  • - He hated them more than I do.
    - Frankie, they feel cheated.
    - Onlardan nefret ediyordu.
    - Frankie, aldatıldıklarını sanıyorlar.
  • - I feel as though my backbone had crumbled.
    - Your backbone is not soft. You won't collapse like a heap of stones.
    - Omurgam parçalanmış gibi hissediyorum.
    - Omurgan yumuşak değil. Bir taş yığını gibi yıkılıp kalmazsın.
  • - When he comes here, do you ever talk about the accident ? Does he ever mention the past?
    - No.
    - Why not?
    - I try to let him find his own way through. I feel he needs that. Why are you here, Sharon?
    - I want to know how to help him.
    - You are helping him.
    - I don't think so.
    - O buraya geldiğinde, hiç kazadan bahsediyor musun? Hiç geçmişten bahsediyor mu?
    - Hayır.
    - Neden?
    - Kendi yolunu bulmasına çabalıyorum. Buna ihtiyacı olduğunu hissediyorum. Neden buradasın, Sharon?
    - Ona nasıl yardımcı olabileceğimi bilmek istiyorum.
    - Ona yardımcı oluyorsun.
    - Sanmıyorum.
  • - Why are you wearing makeup?
    - I was trying to make myself feel better. I swiped the new fall color at the Clinique counter at Macy's.
    - You stole these?
    - I was out of cash, it was an emotional emergency.
    - Joe will be so angry.
    - Neden makyaj yaptın?
    - Kendimi iyi hissetmeye çalışıyordum. Macy's deki Clinique reyonundan yeni bahar rengini aşırdım.
    - Bunları çaldın mı yani?
    - Nakit param yoktu, duygusal bir acil durumdu.
    - Joe çok kızacak.
  • - Why are you wearing makeup?
    - I was trying to make myself feel better. I swiped the new fall color at the Clinique counter at Macy's.
    - You stole these?
    - I was out of cash, it was an emotional emergency.
    - Joe will be so angry then.
    - Neden makyaj yaptın?
    - Kendimi iyi hissetmeye çalışıyordum. Macy's deki Clinique reyonundan yeni bahar rengini aşırdım.
    - Bunları çaldın mı yani?
    - Nakit param yoktu, duygusal bir acil durumdu.
    - Joe çok kızacak öyleyse.
  • - Why are you here? You need sleep.
    - You're drained. You'll break down
    - The heat is suffocating. I only feel good in the water.
    - Neden buradasın? Uykuya ihtiyacın var.
    - Her yerin ıslak. Arıza yapacaksın.
    - sıcaklık boğucu. Sadece suyun içinde rahatlıyorum.
  • - Monica, can you feel my hand on the back of your neck?
    - Yes.
    - Does any of this hurt?
    - No.
    - Monica, boynunun arkasında elimi hissedebiliyor musun?
    - Evet.
    - Bunlar acıtıyor mu?
    - Hayır.
  • - Lorenzo, sign this.
    - You think you're funny?
    - Do you?
    - Can't we kid around a little?
    - No, you can't! You've no right. I don't feel like kidding around with mediocre people
    - Lorenzo, imzala bunu.
    - Komik olduğunu mu sanıyorsun?
    - Sence?
    - Biraz dalga geçemez miyiz?
    - Hayır, geçemezsin. Hakkın yok. Sıradan insanlarla dalga geçmek istemiyorum.
  • - I don't feel so good.
    - And you've lost a lot of weight. That suits you. You were heavy back then.
    - I haven't been that heavy since 1960.
    - We were all heavier back then before.
    - Kendimi iyi hissetmiyorum.
    - Ve çok kilo kaybettin. Sana yakıştı. Çok ağırdın o zamanlar.
    - 1960 dan beri o kadar ağır olmamıştım.
    - O zamanlar hepimiz daha ağırdık.
  • - Are you mad at me because my hair gel smells? Because I said your handwriting is childlike?
    - No. That made me feel precious. Because he's always correcting people's grammar?
    - Jölem kokuyor diye mi bana kızgınsın? Yoksa elyazın çocuksu dedim diye mi?
    - Hayır. Bu beni değerli hissettirdi. Çünkü her zaman insanların gramerini düzeltiyor.
  • - I killed them both, all right? Does that make you feel good? Is that better?
    - Don't. What are you doing? Please don't kill me.
    - I'm having a little trouble pulling the trigger.
    - Of course you are. Because you're not a killer. You're a nice boy who's very upset. Look, if you shoot me, the cops will find out. They'll put you away until you're very fucking old.
    - İkisini de öldürdüm, tamam mı? Bu seni iyi hissettirdi mi? Daha iyi mi?
    - Yapma! Ne yapıyorsun? Lütfen beni öldürme.
    - Tetiği çekmekle ilgili küçük bir sorunum var.
    - Elbette, var. Çünkü sen katil değilsin. Üzgün, iyi bir çocuksun. Bak. Eğer beni vurursan, polisler öğrenir. Kahrolası yaşlanana dek seni, içeri tıkarlar.
  • - I killed them both, all right? Does that make you feel good? Is that better?
    - Don't. What are you doing? Please don't kill me.
    - I'm having a little trouble pulling the trigger.
    - Of course you are. Because you're not a killer. You're a nice boy who's very upset. Look, if you shoot me, the cops will find out. They'll put you away until you're very fucking old.
    - İkisini de öldürdüm, tamam mı? Bu seni iyi hissettirdi mi? Daha iyi mi?
    - Yapma! Ne yapıyorsun? Lütfen beni öldürme.
    - Tetiği çekmekle ilgili küçük bir sorunum var.
    - Elbette, var. Çünkü sen katil değilsin. Üzgün, iyi bir çocuksun. Bak. Eğer beni vurursan, polisler öğrenir. Kahrolası yaşlanana dek seni, içeri tıkarlar.
  • - I killed them both, all right? Does that make you feel good? Is that better?
    - Don't. What are you doing? Please don't kill me.
    - I'm having a little trouble pulling the trigger.
    - Of course ,you are. Because you're not a killer. You're a nice boy who's very upset. Look, if you shoot me, the cops will find out. They'll put you away until you're very fucking old.
    - İkisini de öldürdüm, tamam mı? Bu seni iyi hissettirdi mi? Daha iyi mi?
    - Yapma! Ne yapıyorsun? Lütfen beni öldürme.
    - Tetiği çekmekle ilgili küçük bir sorunum var.
    - Elbette, var. Çünkü sen katil değilsin. Üzgün, iyi bir çocuksun. Bak. Eğer beni vurursan, polisler öğrenir. Kahrolası bir ihtiyar olana dek seni, içeri tıkarlar.
  • - Sleeping inside me.
    - Does it feel like a boy?
    - İçimde uyuyor.
    - Oğlanmış hissini veriyor mu?

3,425 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026