Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 546 kişi  23 May 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

deep

 
i. derinlik; koyuluk
s. derin, koyu
  • She would often be lost in deep thought, with the saddest look upon her face.
    Yüzündeki en üzgün bakışla,o,sıksık derin düşüncelerde kaybolurdu.
  • I'll be your faithful wife and you, a husband deep in love because...I know that you love me as I love you
    Senin sadık eşin olacağım ve sen de sırılsıklam aşık bir koca olacaksın çünkü biliyorum ki beni, seni sevdiğim gibi seviyorsun.
  • they swim deep below the herring and drive the fish upwards.
    Ringa balığının altına doğru, derine yüzüyorlar ve balığı yukarı yönlendiriyorlar.
  • Don't tell them l was there. Otherwise, l'll be in deep shit.
    Onlara orada olduğumu söyleme.Yoksa başım büyük bir belaya girecek.
  • Pull yourself together and take a deep breath.
    Kendini toparla ve derin nefes al.
  • Cardamom is deep and earthy in flavor, sharp, spicy with a crisp hint of sweet.
    Kakule derin ve dunyevi keskin ve baharatli bir lezzet icerir
  • Idealism springs from deep feelings, but feelings are nothing without the formulated idea that keeps them whole.
    İdealizm, derin duygulardan doğar; ama duygular, onları bir arada tutan birleştirici fikir olmaksızın hiçtirler.
  • Don't you believe that there is in man a deep so profound as to be hidden even to him in whom it is?
    Saint Augustine
    İçinde, içinde onun olduğu ondan bile saklanamayacak kadar bilge derin bir insan olduğuna inanmıyormusun?
  • You are to dig one hole each day.. 5 foot deep 5 foot in diameter.Your shovel is your measuring stick.
    Hergün bir çukur kazacaksın.5 foot derinlikte ve 5 foot çapında. Küreğin ölçme aletin olacak.
  • I don't mean in looks .I'm old and ugly. But deep down inside we're alike
    Görünümü kastedmiyorum. Ben yaşlı ve çirkinim. Ama derinlerde bir yerden birbirimize benziyoruz.
  • Let's sit down, take a deep breath, and talk this through for a minute.
    Gel otur, derin bir nefes al, ve bir dakika bunu konuşalım.

  • Once upon a time.. deep in the heart of a mysterious forest.. there was a vicious wolf who ate anyone who ventured to crouch in the shadows of the great big trees...
    Geçmiş zaman içinde, Gizemli ormanın derinliklerinde,çok büyük ağaçların gölgesinde çömelmeye cesaret edenleri yiyen , kötü niyetli bir kurt yaşarmış.
  • The deep sea is by far the largest habitat on Earth and it's largely unknown.Join us on a journey to the very bottom of the deep sea,to an alien world never revealed before.
    Derin sular Yeryüzündeki açık farkla en büyük alanıdır ve tamamen bilinmeyendir.Daha önce hiç ortaya çıkmamış yabancı bir dünyaya, derin suların dibine yolculuğa çıkmak için bize katılın.
  • Take a deep breath. And exhale. Quack like a duck .
    Derin bir nefes al. Sonra da ver. Ördek gibi vakla.
  • Take a deep breath.
    Derin bir nefes al.
  • Unlike most deep sea fish this has powerful muscles and is an aggressive hunter.
    Çoğu derin deniz balıklarından farklı olarak bunun güçlü kasları var ve saldırgan bir avcıdır.
  • This was... this was kind
    of deep as I recall.
    Bu... Hatırladığım kadarıyla
    derin bir konusu vardı.
  • In a sense i believed that somewhere deep inside ...I believed that life could be wonderful.
    Bir bakıma gönlümün en derinlerde inanırdım ki... Hayatın harika olabileceğine inanırdım.
  • Deep down I love him.
    Aslında onu seviyorum.

  • I'm no longer engaged to you. You married.There's a deep gap between our hearts which cannot be crossed.
    Artık sana bağlı değilim,sen evlisin. Kalplerimiz arasında birdaha hiç kapanmayacak olan bir boşluk var.

497 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018