En çok kullanılan kelimeler
En çok kullanılan fiiller
Boşluk doldurma (kelimeler)
Boşluk doldurma (fiiller)
Kelime tamamlama
Fiil tamamlama
Kelime Eşleştirme
Fiil Eşleştirme
Kelime Telaffuzları
Fiil Telaffuzları
Fiil çekim testleri
|
decided,
decided,
deciding,
decides
f. karar vermek You can still decide to come! Yine de gelmeye karar verebilirsin. What if I decide to go out and have some fun? Ya dışarı çıkıp eğlenmek istersem?
  The faith my company has placed on me, on us, is extraordinary. There are a few procedures to follow if you decide to keep David.
Şirketimin bana, bize, duyduğu güven olağanüstüdür. Eğer David’i alıkoymaya karar verirsen, izlenecek birkaç prosedür var.
Don't decide now.Think it through. Şimdi karar verme. İyi düşün. When you two gentlemen get over you argument, tell me who won.Then l´ll decide on the objection. Siz iki centilmen tartışmanız bittiğinde bana kimin kazandığını söyleyin. O zaman bu itiraz konusunda karar vereceğim. Only the winners decide what were war crimes.
Gary Wills Savaş suçlarının ne olduklarına sadece kazananlar karar verirler.18.06.2010 onr - ?eviren: Duran ! It's just, for me, the natural standard: a woman should be able to decide over her own body.
Lasse Hallstrom Sadece benim için,doğal standart:Bir kadın kendi vücuduyla ilgili karar verebilmeli.18.06.2010 onr - ?eviren: Duran ! Tell me how you're doing first,
and then we can decide. Önce bana nasıl olduğunu söyle,
sonra karar veririz.
  Why do you get to decide everything around here? Neden buradaki her şeye sen karar veriyorsun?
   I hate decisions I always get a rash if I have to decide something. Kararlardan nefret ediyorum. Eğer bir şeye karar vermem gerekiyorsa, her zaman sabırsızlanıyorum. Whatever you decide make sure you discuss this with Sydney first I mean, this affects her, too. Kararın ne olursa olsun, önce bunu Sydney ile konuşmalısın, yani bu onun da etkiler. Whatever you decide make sure you discuss this with Sydney first. I mean, this affects her, too. Kararın ne olursa olsun, önce bunu Sydney ile konuşmalısın, yani bu onun da etkiler. Fate itself will decide for me. Kaderin kendisi benim yerime karar verecektir. Why did Jean-Marc suddenly decide on this house? Jean- Marc neden birden bu evi seçmeye karar verdi? Oh, and I'm supposed to blindly go along with
everything you decide for the both of us? ikimizin adına karar verip benim de körü
körüne buna uymamı mı bekliyorsun. I could help you decide as I'm the ideal advisor. İdeal bir danışman olduğum için sana karar vermende yardımcı olabilirim. The battle that will decide the fate of the Universe is about to begin in earnest!
Evrenin kaderini belirleyecek olan savaş gerçekten başlamak üzere! There are a few procedures to follow if you decide to keep David. Eğer David'i yanında tutmaya karar verirsen, izlenilmesi gereken birkaç prosedür var. So, why'd you decide to abandon
your classic cereal bowl coif? Ee, klasik tas konup da kesilmiş
saç modunu niye değiştirdin? Your mother does not
get to decide that. Bu kararı verecek kişi annen değil.
353 c?mle
|