go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 3155 kişi  14 Mar 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

charge

charged, charged, charging, charges
f. yüklemek, şarj etmek
i. yükleme, masraf
  • Authorities disclosed today that the latest Smog Stranglings suspect was apprehended this week on an unrelated charge but somehow managed to escape from the police car in which he was being held.
    Yetkililer bugün,Dumanlı Cinayetler şüphelisinin başka bir suçtan yakalanıp merkeze götürüldüğü polis arabasndan bir şekilde kaçmayı başardığını açıkladılar.

  • The last incident only allows us to charge them for an assault
    Son olay, bize sadece onları fiili saldırıyla suçlamamıza izin veriyor.
  • The last incident only allows usto charge them for an assault. We can't lay charge on Wendy.
    Son olay onları sadece darptan suçlayabilmemize olanak tanıyor. Wendy' yi suçlayamayız.
  • We charge $4 a day provide you accommodation and food. Do you think we have to ensure your safety too?
    size kalacak yer ve yiyecek sağlamak için günde 4 dolar ücret alıyoruz. Siz birde güvenliğinizi sağlamamız gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
  • Your violation isn't that serious. They don't have enough evidence to charge you murder.
    senin ihlalin o kadar ciddi değil. seni cinayetle suçlamaya yetecek kanıtları yok.
  • I'll have to charge you for another machine.
    Senden o makinenin de parasını alırım.

  • Let her know who's in charge.
    Patronun kim olduğunu göster.

  • If you get out of the car before 30 minutes has elapsed, the charge will detonate.
    Otuz dakika geçmeden önce arabadan çıkarsan, imla hakkı patlatılacak.
  • I'm in charge of their itinerary and accommodations
    Onların seyahat işlemleri ve konaklama yerlerinden ben sorumluyum.
  • .-Lennier, I'm leaving you in charge in my absence.I will support any action you take.
    Lennier yokluğumda sorumluluğu sana bırakıyorum. Açtığın her davayı destekleyeceğim.
  • He's in charge of the expansion program. I don't wanna be Frank or John. Excuse me, I need to see somebody, about going to school here.
    Kendisi genişleme programının sorumlusu. Ben, Frank ya da John olmak istemiyorum. Kusura bakmayın, burada okula gitmek üzere olan birini görmem gerekiyor.
  • They charge 50 cents for each topping,
    Her bir çeşide 50 kuruş aldılar...
  • We don't know who brought charge against who yet.
    Henüz kimin kimi suçladığını bilmiyoruz.
  • There really should be sign in English I don't know if you're in charge of that, but - This area's restricted.
    Gerçekten Bir ingilizce işaret levhası olmalı. Siz mi sorumlusunuz bilmiyorum ama bu bölge yasaklanmıştır.
  • Just a minute. Don is semi-retired and
    Mike is in charge of the family business.
    Dur bir dakika. Babam yarı emekli
    ve Mike aile işlerinden sorumlu.
  • Police charge a 19-year-old man with murder after a man was stabbed to death following a snowball fight in Denbighshire.
    Denbighsire da Kartopu savaşını izleyen bir adam ölümüne bıçaklandıktan sonra polis ondokuz yaşındaki bir adamı sorumlu tuttu.
  • Inspector Barton, who had charge of the case, made a very careful examination of the premises, but without finding anything which threw any light upon the matter.
    Davadan sorumlu Müfettiş Barton davayı aydınlatacak herhangi birşey bulmadan bina ve müştemilatla ilgili çok dikkatli bir inceleme yaptı.
  • If you had pressed charge Katie might've held I against you?
    Dava açmış olsaydın, Katie sana karşı beni tutar mıydı?
  • Don't you want a friend or someone you really care about in charge of that?
    Bir arkadaşın ya da gerçekten sevdiğin biri için bunu yapmaz mısın?

  • They're putting me through to the detective in charge.
    Beni olayla ilgilenen dedektife bağIıyor.


184 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026