go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 432 kişi  28 Kas 2021 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

big

zf. büyük, çok, fazla
s. kocaman, iri
  • He was 94. It's no big deal.
    Zaten 94 yaşındaydı
    büyütecek bir şey yok.
  • New year's eve,
    big group of girls,
    Yılbaşı gecesi, büyük kız grubu...
  • Being a grownup means assuming responsibility for yourself, for your children, and - here's the big curve - for your parents.
    Wendy Wasserstein
    Yetişkin olmak kendinizin, çocuklarınızın ve -işte büyük bir viraj- ebeveynlerinizin sorumluluğunu üstlenmek demektir.
  • I saw a bird with big wings and feathers sticking up from the bottom
    Yerden yukarı havalanan büyük kanatlı ve tüylü bir kuş gördüm.
  • After tomorrow we will all be one big family. And I'm going to insist that you consider this is your 2nd home
    Yarından sonra, hepimiz büyük tek bir aile olacağız. Ve burasını ikinci evin olarak kabul etmen konusunda ısrar ediyorum.
  • I mean, really, what is the big deal?
    Yani, gerçekten, bu kadar büyütülecek ne var ki?

  • So you're just all alone
    in that big apartment?
    Yani o koca evde
    yapayalnız mı yaşıyorsun?
  • We went to Big Sur about three years ago and hung out at the Esalen Institute.
    Jeff Ament
    Yaklaşık üç yıl önce Big Sur'a gittik ve Esalen Enstitüsünde takıldık.

  • And the man who invented the steam-engine, he was watching a teakettle. But not me. My big idea came to me just sitting on a couch.
    Ve buhar makinesini icat eden adam, kendisi bir çaydanlığı izliyordu. Ama ben değil. Benim büyük fikrim sadece divanda otururken aklıma geldi.
  • I'm sorry, I just don't see the big deal about being a matador.
    Üzgünüm, sadece matador olmak neden bu kadar önemli bunu anlamıyorum.

  • I'm sorry you got stuck in that big traffic jam out there today
    Üzgünüm, bugün o koca trafik sıkışıklığında tıkanıp kaldın.
  • All the cable companies care about is the big "mamoo."
    Tüm kablolu kanalların umursadıkları tek şey paranın büyüklüğü.

  • A big dinner with dessert, but I got till the end of the month.
    Tatlıyla birlikte bir akşam yemeği, ama ay sonuna kadar vaktim var.

  • We're just into toys, whether it's motorcycles or race cars or computers. I've got the Palm Pilot right here with me, I've got the world's smallest phone Maybe it's just because I'm still a big little kid and I just love toys, you know?
    Catherine Bell
    Tamamen oyuncaklarlayız,motorsikletler,yarış arabaları yada bilgisayarlar,ne farkeder ki, Burada yanımda Palm Pilot'um var,dünyanın en küçük telefonuna sahibim,bunun nedeni hala büyük küçücük çocuk olmamdır ve oyuncakları seviyorum,biliyormusunuz?
  • Look at that big smile. What you got to smile about, Roy?
    Şu kocaman gülümsemeye de bak hele. Neye gülüyorsun Roy?
  • Well, I still prefer big cities.
    Şey, ben hala büyük şehirleri tercih ederim.

  • Chief Peter's death was not an accident. Fei, we could make a big fortune if we get hold of the tape.
    Şef Peter’ın ölümü kaza değildi. Fei, kaseti ele geçirsek, büyük bir servet kazanabilirdik.
  • What's the big deal? I told you how to handle it.
    Sorun nedir? Nasıl başa çıkacağını anlatmıştım.

  • He always used to arrive at the border early in the morning in a big truck
    Sınıra, her zaman sabahın köründe büyük bir tırla gelirdi.

  • I'm here for you, big guy.
    Senin yanındayım, büyük adam.


2,152 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2021