go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 461 kişi  30 Kas 2025 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

go

went, gone, going, goes
f. gitmek
i. gidiş
  • Oh, this absolute loneliness and the game - loving to play the game, loving to go and tell stories to men that certainly weren't true, just for the sport of it, just to see how they would react.
    Jennifer Beals
  • The worker can unionize, go out on strike; mothers are divided from each other in homes, tied to their children by compassionate bonds; our wildcat strikes have most often taken the form of physical or mental breakdown.
    Adrienne Rich
  • When nothing seems to help, I go look at a stonecutter hammering away at his rock perhaps a hundred times without as much as a crack showing in it.
    Jacob Riis
  • For instance, when I go to the premiere on Tuesday I probably won't watch the film at all - I'll be watching the audience just to see their reaction to different moments, what I'm doing right and what I'm doing wrong, stuff like that.
    Devon Sawa
  • - I'll sit here with yo until you go to sleep.
    - To you, I was a doll you played with when you had time.

    -Uyuyana kadar burada seninle oturacağım.
    - Ben senin için sadece boş zamanlarında oynadığın bir oyuncak bebek gibiydim.
  • -Yes, sir. I'll go right to the pharmacy.
    - She should eat. Something easy to digest. Soup without fat,boiled eggs.

    -Tamam efendim. Ben hemen ezcaneye gideceğim.
    - Onun yemek yemesi gerekiyor.
    - Sindirmesi kolay olan bir şey. Yağsız çorba, haşlanmış yumurta.
  • -We'll kiss now and get it over with and then we'll go eat.
    - Okay.
    - We'll digest our food better.

    - Şimdi öpüşeceğiz ve bütün bunları arkada bırakacağız sonra da gidip bir şeyler yiyeceğiz.
    - Tamam.
    - Öylece yemeğimizi daha iyi sindireceğiz.
  • - Can we go see the donkey now?
    - It's in the meadows, going nowhere. We'll go there in a bit.

    - Şimdi gidiğ eşeğe bakabilir miyiz?
    - O çayırda, bir yere gitmeyecek.Birazdan oraya gideriz.
  • - What happens afterward ?
    -We divide the gold as agreed.
    - After that.
    - After that?
    - Yes, after that.
    - You and I will go to Paris.

    - Sonra ne olacak?
    - Anlaştığımız gibi altını bölüşeceğiz.
    - Ondan sonra.
    - Ondan sonra mı?
    - Evet, ondan sonra.
    - Sen ve ben Paris'e gideceğiz.
  • - What do you mean?
    - Nothing.
    - You disgust me.I think we should each go our own way.

    - Ne demeye çalışıyorsun?
    - Hiçbir şey.
    - Senden iğreniyorum. Bence biz kendi ayrı ayrı yolumuza devam etmeliyiz.
  • -Where did Cody disappear to?
    -Oh. He said he had to go rehearse.

    - Cody nereye kayboldu?
    -Ah evet. O gidip prova yapması gerektiğini söylemişti.
  • - We were always looking in the wrong direction.
    - Which door did he go out?
    - That one there.

    - Biz hep yanlış tarafa bakıyormuşuz.
    - O hangi kapıdan çıktı?
    - Oradakiden.
  • -I've done a lot of thing you don't know about.
    -I won't go schizo, will l ?
    -There's a distinct possibility.

    - Ben senin bilmediğin birçok şeyi yaptım.
    - Delirmem değil mi?
    - Bu bir ihtimal.

6,473 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2025