go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 4267 kişi  13 Haz 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

have to

zorunda olmak
  • You have to eat oatmeal or you'll dry up. Anybody knows that.
    Kay Thompson
    Yulaf ezmesi yemelisin yoksa tükenirsin. Herkes bunu bilir.
  • Even so, I'm willing to meet him. But first I have to examine the evidence. You might as well go home.
    Yine de onunla görüşme yapmak istiyorum. Ama önce delilleri incelemem gerek. Siz de eve gidebilirsiniz.
  • However all seabirds have to come to land in order to lay their eggs.
    Yine de bütün deniz kuşları yumurtalarını bırakmak için karaya çıkmak durumundadır.
  • I have to spend at least six months a year here, or I lose half my tax benefits.
    Yılda en az altı ayı burada geçirmeliyim, aksi halde vergi avantajlarımın yarısını kaybederim.
  • It doesn't even have to be new!
    Yeni olması gerekmez.

  • Because I`m new, I have to make coffee at work.
    Yeni olduğum için kahve yapmak zorundayım.

  • - New life. You better treasure your girlfriend and start to live. She begs me non-stop asking me not to hurt you.
    - Why do you have to do this?
    - l remember my brother once said. There isn't a guy l can trust. lf l've to die l want to die in the arms of someone whom l trust.
    - Why do you choose me?
    - Because...you're a nice man, Lon.

    Yeni hayat. Kız arkadaşının değerini bilip yaşamaya başlasan iyi olur. Durmadan seni incitmememi isteyip yalvarıyor.
    - Neden bunu yapmak zorundasın?
    - Bir keresinde kardeşimin dediği şeyi hatırlıyorum. Güvenebileceğim hiç birisi yok. Eğer ölmem gerekirse güvenebileceğim birinin kollarında ölmek isterim.
    - Neden beni seçtin?
    - Çünkü... sen hoş bir adamsın, Lon.
  • We'll just have to hoof it.
    Yayan gitmek zorundayız işte.
  • So I don't have to give up cigars?
    Yani sigarayı bırakmam gerekmiyor mu?

  • It's not like I have to lie. Look at me-- I scream schmuckdom.
    Yalan söylememe gerek yok ki. Bana baksana, ahmağım ben diye bağırıyorum.

  • Oh, I'll have to try them.
    Ya, onları denemem lazım.
  • you have to solve for xd times 40,
    X'i 40'la çözmen gerekir...

  • And meals. I have to eat.
    Ve yemekler için, yemem gerek.
  • Valley and everything in it submerged for ever. If it happened at the peak of the spring tide for maximum effect...That's today at 9.41 .In less than an hour! We have to go and warn people.
    Vadi ve her şey sular altında kaldı sonsuza dek. Eğer bahar gelgitlerinin uç noktasında maksimum etkiyle…Bugün saat 9.41’de oldu. Bir saatten az bir zamanda! Gidip insanları uyarmalıyız.
  • Do you have to be depressed to write a sad song?Do you have to be in love to write a love song?
    Üzücü şarkılar bestelemek için ille de depresyonda olmak mi zorundasın? Aşk şarkıları yazmak için aşık olman mı gerekiyor?
  • I'm sorry, but you will have to leave.
    Üzgünüm ama gitmelisiniz.
  • You don't have to have an attitude if you're famous.
    Adriana Lima
    Ünlü biriysen, bir tutuma sahip olmak zorunda değilsin.
  • They have three young children, and they have to do a lot of wash.
    Üç küçük çocukları var ve çok fazla yıkama yapmaları gerekiyor.

  • You promised if I shaped up, I wouldn't have to go!
    Uslu durursam gitmeyeceğime söz vermiştin!

  • They have to lighten the plane. So they heave out all the baggage, but it's still too heavy.
    Uçağı hafifletmek zorundalar. Bu nedenle bagaj fırlatacaklar, ama hala fazlasıyla ağır.

5,179 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026