go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 534 kişi  24 May 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

bed

 
f. yatırmak
i. yatak, nehir yatağı
  • You're gonna take a long bath before bed and sleep like a baby.
    Yatmadan önce uzun bir banyo yapacaksın ve mışıl mışıl uyuyacaksın.
  • Look under the bed for a pair of alligator shoes.
    Yatağın altındaki bir çift timsah derisi ayakkabıya bak.
  • I was lying in bed alone, and I had an epiphany.
    Yatağımda uzanırken bir görünüş belirdi.

  • Don't take tomorrow to bed with you.
    Norman Vincent Peale
    Yarını seninle birlikte yatağa alma.
  • It's a bed of lies!
    Yalanların yatağı o!
  • And he could not knock himself out now at any price; better to stay in bed than lose consciousness.
    Ve şimdi o, herhangi bir fiyat için dışarı çıkamadı,bilincini kaybetmektense yatakta kalması daha iyi.
  • And I'm sleeping all squished over on the edge of my bed.
    Ve büzüşmüş bir şekilde yatağımın kenarında uyudum.

  • I’d been out walking all day and I was really tired, so I went to bed early.
    Tüm gün dışarıda yürüyordum ve gerçekten çok yorgundum, bu nedenle yatağa erken gittim.

  • I'm still in bed now.
    Şu an hala yataktayım.
  • I want the kids in bed by nine, the dog fed, the yard watered,the gate locked.
    Saat dokuzda çocukların yatakta olmasını, köpeğin yeminin verilmiş, bahçenin sulanmış ve bahçe kapısının kitlenmiş olmasını istiyorum.
  • Pinocchio worked until midnight. Then he went to bed and fell asleep
    Pinokyo geceyarısına kadar çalıştı. Sonra yatağına gidip (yatmaya gidip) uykuya daldı.
  • Pinocchio worked until midnight. And instead of making eight baskets, he made 16. Then he went to bed and fell asleep.
    Pinokyo geceyarısına kadar çalıştı. Ayrıca sekiz sepet yerine on altı tane yaptı. Sonra yattı ve uyuyakaldı.
  • Go to him; the fifth hut. But you should hurry; Fyodor's in bed with the plague. He can't open his eyes.
    Ona git; beşinci kulübe. Ancak acele etmelisin; Fyodor veba yüzünden yatakta. Gözlerini açamıyor.
  • An unsolved problem at the time tortures the great Greek mathematician for weeks..Insomnia haunts him and he twists and turns in his bed for nights.
    O zamanlarda, çözülememiş bir problem büyük Yunan matematikçisine haftalarca işkence eder. Uykusuzluk hastalığına yakalanıp gecelerce yatağında dönüp durur.
  • Little incident? I caught
    you in bed with her!
    Küçük olay mı? Seni onunla
    yatakta yakaladım!
  • Stay in bed until you feel well enough to come to work.
    Kendini işe gelebilecek kadar iyi hissedene dek yatakta kal.

  • Why did Gregor have to be the only one condemned to work for a company where they immediately became highly suspicious at the slightest shortcoming? Were all employees, every one of them, louts, was there not one of them who was faithful and devoted who would go so mad with pangs of conscience that he couldn't get out of bed if he didn't spend at least a couple of hours in the morning on company business? Was it really not enough to let one of the trainees make enquiries - assuming enquiries were even necessary - did the chief clerk have to come himself, and did they have to show the whole, innocent family that this was so suspicious that only the chief clerk could be trusted to have the wisdom to investigate it? And more because these thoughts had made him upset than through any proper decision, he swang himself with all his force out of the bed.
    İnsanların en hafif bir kusurda derhal oldukça şüpheli oldukları bir şirket için çalışacak tek hükümlü niçin Gregor olmak zorundaydı?Bütün personel,onlardan herbiri,hödükmüydüler?onlardan sadık olan ve vicdan azabıyla çılgına dönenlere kendini adayan,şirkette sabahleyin hiç olmasa birkaç saat çalışmadan yatağından çıkamayan biri yokmuydu?
  • We'll go to bed when someone's up
    a hundred bucks.
    İkimizden birisi 100 Dolar
    yaptığında yatağa gideriz.
  • She turned off the light. She lay in bed.
    Işığı kapattı. Yatağa uzandı.

  • Nothing. I'm just used to sleeping on the other side of the bed.
    Hiç. Sadece, yatağın diğer tarafında uyumaya alışkınım.


305 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019