go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 607 kişi  19 Tem 2024 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

each

s. her, her bir
zm. her biri
  • And ask each other questions?
    …öylesine sorular mı soruyorsunuz?
  • The newly formed Marilyn Monroe Productions would be paid $100,000 plus a share of profits for each film.
    Yeni kurulan Mariln Monroe Yapım Şirketi, kendisine yapılan 100.000 dolarlıködemenin yanı sıra her yapımın karında da pay alacak.
  • I have devised seven separate explanations, each of which would cover the facts as far as we know them.
    Yedi ayrı açıklama bıraktım,bildiğim kadarıyla onlardan herbiri gerçekleri içeriyordu.
  • I'd have found some rich old wealthy man to nurse help him get a little sicker each day while treating him with kindness,to inherit his fortune
    Yaşlı bir zengin bulur, hergün biraz daha hastalanması için ona hemşirelik yaparken, mirasını almak için de ona nazik bir biçimde davranırdım.
  • The only way to live is to accept each minute as an unrepeatable miracle, which is exactly what it is: a miracle and unrepeatable.
    Storm Jameson
    Yaşamanın tek yolu her dakikanın tekrarlanmayan bir mucize olduğunu kabul etmektir, zaten olan da budur: bir mucize ve tekrarlanmayan.
  • You can be an alarmist, or you can
    try to deal specifically with each child.
    Ya panik yaratan biri olusunuz, ya da özellikle
    çocuklarla anlaşmayı deneyen biri olursunuz.
  • And they started firing at each other.
    Ve birbirlerine ateş etmeye başladılar.
  • Van Helsing and I looked at each other with understanding.
    Van Helsing ve ben birbirimize anlayışla baktık.
  • We have known and liked each other for a long time,so I asked her out.
    Uzun süredir birbirimizi tanıyoruz ve hoşlanıyoruz,ona çıkma teklif ettim.
  • I'm explaining. They each have a different father.Each one wanted a kid but it ended there.But I'll spare you the details.
    Tamam anlatıyorum. Onların ikisinin de babaları farklı.İkisi de bir çocuk istiyordu ama her şey orada bitti. Ben sana detayları anlatmayayım.
  • He said he was getting instructions, that each dove has a different diet.
    Talimatları aldığını söyledi, çünkü her güvercinin farklı bir yemek programı varmış.

  • When we see each other now...
    Şimdi birbirimizi gördüğümüz zaman...

  • So, uh, how do you guys know each other?
    Siz nasıl tanıştınız?

  • I am going to make you sorry that you ever came here It is traditional here for each squad...
    Seni buraya geldiğine pişman edeceğim. Buraya gelen her takıma yapılan bir gelenek bu.
  • I think what we have in this country is a little more dangerous in a way because it can't be seen fully. It's sorta internal censorship. We censor each other.
    Kathy Acker
    Sanırım, bu ülkede sahip olduğumuz, tamamen görülemediğinden dolayı bir bakıma biraz daha tehlikelidir.Bu bir çeşit iç sansürdür.Birbirimizi sansür ederiz.
  • Just from each other's glance and almost without knowing it they agreed that it would soon be time to find a good man for her.
    Sadece birbirlerinin bakışlarından,neredeyse onu bilmeden,kısa süre içerisinde onun için iyi bir adam bulmanın zamanı olacağı konusunda anlaştılar.
  • What's brutal about the date is the scrutiny you put each other through.
    Randevuların en rahatsız edici yanı insanların birbirlerini test etmeleridir.

  • The important thing is that we love each other.
    Önemli olan birbirimizi sevmemiz.

  • Sit down. Talk to each other.
    Otur. Birbirinizle konuşun.
  • They each led into an empty room, dusty and cheerless, with two windows in the one and one in the other, so thick with dirt that the evening light glimmered dimly through them.
    Onların her biri boş,tozlu ve kasvetli bir odaya gittiler,biri iki pencereli ve diğeri bir,bu yüzden pencereler kirden koyulaşmıştı,akşam ışığı pencerelerden loş şekilde parlıyordu.

2,185 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2024