go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 545 kişi  24 May 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

bag

 
f. yakalamak, çalmak
i. çanta, torba
  • She’s wearing tan shoes, and she’s carrying a tan leather bag with a gold chain.
    Taba rengi ayakkabı giyiyor ve altın zincirli taba rengi deri bir çanta takıyor.

  • There's a bag of Pepperidge Farm cookies up there.
    Şurada bir paket Pepperidge Farm bisküvisi var.

  • The paramedics zipped him up in a big plastic bag.
    Sağlık ekibi, onu büyük plastik torbaya koydular.

  • He's definitely having
    a hard time with that bag.
    O çantayı taşımada fazlasıyla zorlanıyor.
  • Plse tell me that there's a severed head
    in that bag and you want me to hide it.
    Lütfen, o çantada kesik bir baş olduğunu
    ve benden saklamamı istediğini söyle.
  • Here's your overnight bag.
    İşte senin bir gecelik çantan.

  • Where's that douche bag Malone?
    Hödük Malone nerede?

  • No. What for? l'll just give my bag to the doorman.
    Hayır, ne için? Çantamı kapıcıya veririm.

  • My sixth sense tells me Fredo brought
    a bag full of money. Where is it?
    Fredo'nun çanta dolusu para getirdiğini
    hissediyorum. Nerede?
  • You know, shouldn't we at least drop off your bag?
    En azından, çantalarını bırakmamız gerekmiyor mu?

  • If I was his dad, I would've dropped him off at an orphanage with 20 bucks and a bag of doughnuts.
    Eğer onun babası olsaydım, onu yetimhaneye 20 dolar ve biraz donut karşılığında yetimhaneye bırakırdım..

  • Drop the bag. Put your hands up.
    Çantayı bırak. Ellerini kaldır.

  • Open the bag, please.
    Çantayı açın lütfen.

  • For some reason, I decided to hide it in my laundry bag...
    Çamaşır torbama saklayayım dedim...

  • Don't be getting in my face
    when I'm holding a bag of poop.
    Bir poşet bok tutarken bana
    terslenme bence.
  • She was carrying her purse in one hand and a shopping bag in the other.
    Bir elinde cüzdanını ve diğerinde de alışveriş çantasını taşıyordu.

  • lt's like robbing a bank. Don't loiter in front of the teller with a bag of money.
    Banka soymak gibi. Elinde bir torba parayla veznedarın önünde oyalanamazsın.

  • There's a plastic bag in the trunk.
    Bagajda plastik bir torba var.

  • He put his shopping in a bag and carried it out of the shop.
    Aldıklarımı bir poşete koydu ve dükkandan dışarı taşıdı.
  • - What are we supposed to do know? Where are we?
    - We are lost.
    - I think I have the number in a bag back in the trunk.
    - This can't be happening.
    - Come here, I have a surprise for you.
    - Not now. Call them!
    - I have a present for you.
    - Cut it out!
    - Şimdi ne yapmamız gerekiyor? Neredeyiz?
    - Kaybolduk.
    - Sanırım arkada bagajda çantanın içinde numara var bende..
    - Bu oluyor olamaz.
    - Buraya gel, sana bir sürprizim var.
    - Şu anda değil. Arayın onları!
    - Sana bir hediyem var.
    - Kes şunu!

101 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019