go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 352 kişi  26 Ağu 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

badly

 
zf. fena halde, çok, ağır
  • Then you danced badly in the love scene…
    Sonra da aşk sahnesinde çok kötü dans ettin.…

  • I treated you badly twice before. I wanted to beg pardon but didn't dare.
    Sana daha önce iki kez kötü davrandım. Özür dilemek istedim ama cesaret edemedim.
  • She wanted so badly to go on the stage.
    Sahneye çıkmayı öyle çok istiyordu ki.
  • Come alone to Paris where someone badly needs your help.
    Paris'e tek gel. Burada sana fena halde sana ihtiyacı olan biri var.
  • He was doing badly in Spanish and physics.
    Onun İspanyolca ve fizik dersleri iyi değildi.

  • One of the legs had been badly injured in the events of that morning - it was nearly a miracle that only one of them had been - and dragged along lifelessly.
    O sabahki olaylarda bacaklardan biri kötü bir şekilde yaralandı - sadece birinin olması ve cansız bir şekilde sürüklenmesi neredeyse bir mucizeydi.
  • But many people dislike her because she often behaves badly.
    Fakat pek çok kişi onu sevmez çünkü sık sık kötü davranır.

  • But today the Rebels are playing very well, and the Blue Socks are playing badly.
    Fakat bugün Rebels çok iyi oynuyor ve Blue Socks kötü oynuyor.

  • They brought in a badly wounded pilot from one raid.
    Bir saldırıda kötü yaralanmış bir pilotu getirdiler.
  • But last night you sang badly, Whitney.
    Ama dün gece çok kötü söyledin, Whitney.

  • - Really? - Can't you tell
    by how badly I'm leaving?
    -Sahi mi?
    - Gitmek istemediğimi görmüyor musun?
  • -She's not badly damaged She's unconscious.I can't be more specific now.
    -Will she live?
    -I think so.
    -Çok kötü zarar görmemiş. Bilinci kapalı. Daha kesin bir şey diyemem şimdi.
    -Yaşayacak mı?
    -Öyle sanıyorum.
  • - What's her medical status?
    - She's not badly damaged. But she's unconscious.
    - Sağlık durumu nedir?
    - Çok kötü yaralanmamış. Ama bilinci kapalı.
  • - They were nylon and had lace up the sides and they're badly torn.. as if they've been ripped apart by powerful hands The label reads..."Smart Shop, Phoenix, Arizona."
    - Naylonlardı ve kenarlarında dantel vardı ve fena şekilde yırtılmışlardı... sanki çok güçlü eller tarafından parçalanmışlardı. Etikette ... "Smart Shop, Phoenix, Arizona." yazıyordu.
  • - l love you. l love you so much, l wanted so badly to find you during that year. l went to the hostel several times. l've been here, too
  • A mother's got to be there to raise the children. That's all there is to it. I feel badly for those mothers who work hard, and can't do it all the time.
    Eric Braeden
  • A thing is not necessarily true because badly uttered, nor false because spoken magnificently.
    Saint Augustine
  • A thing is not necessarily true because badly uttered, nor false because spoken magnificently.
    Saint Augustine
  • A torn rotator cuff is a cancer for a pitcher and if a pitcher gets a badly torn one, he has to face the facts, it's all over baby.
    Don Drysdale
  • Anybody can do anything he wants to if he wants to do it badly enough.
    Theodore Sturgeon

126 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019