go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 423 kişi  21 Ağu 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

appointment

 
i. randevu, buluşma, tayin
  • I just remembered I have
    an appointment next week.
    Şimdi hatırladım önümüzdeki
    hafta bir randevum var.
  • I have an appointment with Mrs. Bedoya, the sales manager.
    Satış müdürü Bayan Bedoya ile randevum var.

  • Let me know when our appointment is.
    Randevumuzun zamanını bana bildir.

  • Did he call for an appointment first?
    Öncelikle randevu için aradı mı?

  • I’ll make an appointment after I finish school.
    Okulu bitirdikten sonra randevu alırım.

  • I made an appointment for a
    consultation with a plastic surgeon.
    Muayene için bir estetik
    cerrahtan randevu aldım.
  • Hi. Morty Seinfeld. I have a 2:00 appointment.
    Merhaba. Morty Seinfeld. Saat 2'de randevum vardı.

  • My husband and I had decided to buy a new house, and I’d made an appointment to see our bank manager.
    Kocam ve ben yeni bir ev almaya karar vermiştik ve banka müdürümüzle görüşmek için bir randevu ayarlamıştım.

  • He's the chief director of our research centre. I made an appointment with him tonight.
    Kendisi araştırma merkezimizin genel müdürü. Onunla bu gece için bir randevu ayarladım.
  • There has never been an appointment in my life where I wanted the other guy to show up.
    Hayatımda diğer adamın ortaya çıkmasını istediğim hiç bir buluşmam olmadı.

  • Go to your apartment and lie down. I'll make an appointment for a doctor.
    Dairene git uzan biraz. Ben bir doktordan randevu alırım.

  • They called and gave us
    an appointment anyway.
    Bugün bizi aradılar ve randevu verdiler.
  • You got an appointment. Go to your appointment.
    Bir randevun var. Randevuna git.

  • Several Senate committees will hold closed hearings to discuss the issue and urge the appointment of a special prosecutor to evaluate the evidence.
    Bir kaç senato komitesinin bu olayı değerlendirmek , özel bir yargıçtan randevu almaya zorlamak ve konuyu enine boyuna tartışmak için kapalı duruşmaya girecekler.
  • I'd like to make
    another appointment.
    Başka bir randevu almak
    istiyorum.
  • His appointment as ambassador to Babylon 5 is hereby withdrawn
    Babylon 5'a büyükelçi olarak atanması bu vesile ile geri çekilmektedir.
  • To walk from camp to her
    appointment by herself.
    ..gitmesinin onun için daha iyi
    olduğunu düşünüyor.
  • -Mr. Cheung? I'm from Citizen Daily. Can I have an interview with you?
    - You're from the Fashion page? Make an appointment with my secretary.
    -She's just turned me down.
    -Nothing I can do then.
    -Bay Cheung? Ben Citizen Daily'denim. Sizinle bir röportaj yapabilir miyim?
    -Moda sayfasından mısınız? Sekreterimden randevu alın.
    -Az önce beni geri çevirdi.
    -Öyleyse yapabileceğim bir şey yok.
  • - Everybody's guy is the best. - I'll make an appointment for you.
    - Herkesin adamı en iyidir. - Sana bir randevu alacağım.

  • - Hey, hey, hey. We're in a rush here! - We have an appointment.
    - Bizim acelemiz var. - Bir randevumuz var!


57 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019