go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 14306 kişi  02 Kas 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

to

ed. e, ye, ya, e doğru, göre, karşı
  • It's from that book
    you were all supposed to read.
    Okuyor olmanız gereken kitaptan.
  • Do yo even have to underline when reading?
    Okurken altını çizmek zorunda mısın?
  • That was the problem with reading: you always had to pick up again at the very thing that had made you stop reading the day before.
    Nicholson Baker
    Okumayla ilgili problemdi:önceki gün senin okumanı durduran çok şeyi her zaman tekrar toparlamak zorundasın.
  • It's good to know how to read, but it's dangerous to know how to read and not how to interpret what you're reading.
    Mike Tyson
    Okumayı bilmek iyidir, fakat okumayı bilip okuduğunu yorumlamayı bilmemek tehlikelidir.
  • Why the hell's it taking her
    so long to read that thing?
    Okuması neden bu kadar uzun sürdü?
  • Our school has a very tight budget. We can't afford to hire him.
    Okulumuzun çok dar bir bütçesi var.Onu işe almaya gücümüz yetmez.
  • I don't want it near schools,
    I don't want it sold to children.
    Okullardan uzak tutulmasını isterim.
    Çocuklara satılmasını istemem.
  • You're gonna be hearing a lot
    worse once you go to school.
    Okula gittiğinde bunlardan çok daha
    kötülerini duyacaksın.
  • When your mom hands you a note to miss school, the first thing you do is, you fold it and you put it in your pocket. I mean, if it's real, where's the crease?
    Okula gelmemen için annen sana bir not verdiğinde, ilk yaptığın şey, notu katlamak ve cebine koymaktır. Demek istiyorum ki, eğer not gerçekse, kırışıklık - kat izi nerede?
  • I saw my old classmates when I went to the school reunion.
    Okul toplantısına gittiğimde eski sınıf arkadaşlarımı gördüm.
  • We got a trace on that anonymous
    phone call that came in to the principal.
    Okul müdürüne yapılan isimsiz aramaya dair
    bir iz bulduk.
  • His arrows never missed.Tatanka! His eyes saw far, like an eagle.Sometimes farther than he wished to see.
    Okları hedefi hiç ıskalamaz,Tatanka! Gözleri bir kartal gibi uzağı görür ve bazen de görmeyi dilediğinden daha ötesini de görür.
  • Oh, well, a journal is a book in which you write daily entries about things that happen to you.
    Oh,pekala günlük dediğin senin başına gelenleri hakkında günlük yazı yazdığın bir defterdir.
  • Oh, Mina, I am so happy that I don't know what to do with myself.
    Oh,Mina,o kadar mutluyumki kendimle ne yapacağımı bilmiyorum.
  • Oh, Madam Mina, I know that the friend of that poor little girl must be good, but I had yet to learn? He finished his speech with a courtly bow.
    Oh,Madam Mina,o zavallı küçük kızın arkadaşının iyi olması gerektiğini biliyorum,sonunda öğrenmek zorunda kaldım,o,konuşmasını kibar bir selamla bitirdi.
  • Oh, the busboy left the menu a little close to the candle.
    Oh, komi menüyü muma biraz yakın bırakmış.

  • Oh, this is so fantastic. I don't know how to thank you.
    Oh, bu inanılmaz. Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.

  • Oh, and you have to speak with a British accent.
    Oh, bir de İngiliz aksanıyla konuşmak zorundasın.

  • Oh, indeed! You seem to have done the thing very completely.
    Oh!gerçekten mi!Konuyu tamamen halletmiş gibi görünüyorsun.
  • They want you to be godfather
    to their boy.
    Oğullarının vaftiz babası olmanı istiyorlar.

104,838 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026