go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1407 kişi  29 Kas 2025 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

therefore

bğ. bu nedenle
zf. bunun için
  • Poor fool thought that by eating their flesh he would gain their youth and therefore become immortal
    Zavallı adam onların etini yemekle, onların gençliğini elde edeceğini ve dolayısıyla ölümsüz olacağını sanmıştı.
  • I drink therefore I am.
    W. C. Fields
    İçiyorum,bu yüzden varım.
  • This lady has therefore asked me to engage you; she is a great admirer of yours. She's sure you'll be able to explain the disappearance.
    Bu hanım, bu yüzden, benden size iş vermemi istedi, kendisi sizin büyük bir hayranınız. Kendisi, ortadan kaybolma olayını açıklayabileceğinizden emin.
  • therefore you were in
    the passenger seat.
    ...dolayısıyla, sen de yolcu
    koltuğundaydın.
  • - What's wrong with you three? Taking on your own mother now?
    - Of course not, Auntie Wing. You taught us to combat, therefore we don't stand a chance with you.
    - Let's talk instead. Well, I'm going to say this one last time. Never ever use your Power moves. We can practice the moves, yet we can't use them!

    - Sizin üçünüzün sorunu nedir? Şimdi de kendi annenizi götürüyorsunuz.
    - Tabi ki değil, Wing Hala. Bize dövüşmeyi sen öğrettin, dolayısıyla seninle bir şansımız olmaz.
    - Konuşalım onun yerine. Peki, bunu son kere söyleyeceğim. Güç hamlelerini asla ve asla kullanma. Hamleleri egzersiz yapabiliiz, ancak onları kullanamayız!
  • - What's wrong with you three? Taking on your own mother now?
    - Of course not, Auntie Wing. You taught us to combat, therefore we don't stand a chance with you.
    - Let's talk instead. Well, I'm going to say this one last time. Never ever use your Power moves. We can practice the moves, yet we can't use them!




    - Sizin üçünüzün sorunu nedir? Şimdi de kendi annenizi götürüyorsunuz.
    - Tabi ki değil, Wing Hala. Bize dövüşmeyi sen öğrettin, dolayısıyla seninle bir şansımız olmaz.
    - Konuşalım onun yerine. Peki, bunu son kere söyleyeceğim. Güç hamlelerini asla ve asla kullanma. Hamleleri egzersiz yapabiliiz, ancak onları kullanamayız!
  • - What's wrong with you three? Taking on your own mother now?
    - Of course not, Auntie Wing. You taught us to combat, therefore we don't stand a chance with you.
    - Let's talk instead. Well, I'm going to say this one last time. Never ever use your Power moves. We can practice the moves, yet we can't use them!

    - Sizin üçünüzün sorunu nedir? Şimdi de kendi annenizi götürüyorsunuz.
    - Tabi ki değil, Wing Hala. Bize dövüşmeyi sen öğrettin, dolayısıyla seninle bir şansımız olmaz.
    - Konuşalım onun yerine. Peki, bunu son kere söyleyeceğim. Güç hamlelerini asla ve asla kullanma. Hamleleri egzersiz yapabiliiz, ancak onları kullanamayız!
  • - Hey. Hi Cadence, this is Paul Finch.
    - Finch, meet my younger sister, Cadence.
    - Nice to meet you. You're reading Descartes.
    - Yep.
    - I think, therefore I am. Hungry. Hungry. So, when's Mark getting in?
    - Uh, let's see, that would be never.
    - Did you guys break up? How tragic.
    - Hey. Selam Cadence, bu Paul Finch.
    - Finch, küçük kardeşim Cadence'le tanış.
    - Tanıştığımıza memnun oldum. Descartes okuyoprsunuz.
    - Evet.
    - Düşünüyorum öyleyse varım. Açım. Açım. Peki Mark ne zaman geliyor?
    - Iıı bir bakalım, hiç bir zaman.
    - Siz ayrıldınız mı? Ne trajik.
  • - They say de Rais had a habbit of choosing some of the best and brightest from his classes and eating them.
    - Should I ask why?
    - Poor fool thought that by eating their flesh he would gain their youth and therefore become immortal.
    - Okay, so what does it mean?
    - Don't rush to understand, Rusty. Just listen and feel.
    - DeRais'in sınıflarından en iyi ve en parlakları seçip onları yeme alışkanlığı olduğunu söylediler.
    - Neden diye sormalı mıyım?
    - Zavallı sersem etlerini yiyerek onların gençliklerini kazandığını ve dolayısıyla da ölümsüz olacağını düşünüyormuş.
    - - Tamam. yani bu ne anlama geliyor?
    - Anlamak için acele etme, Rusty. Sadece dinle ve hisset.
  • - What are you trying to tell me?
    - That as a matter of law, the truth is irrelevant. We have no knowledge the story is false, therefore we're absent malice.
    - But we've been both reasonable and prudent.
    - Bana ne söylemeye çalışıyorsun?
    - Kanuna göre gerçeğin alakasız olduğunu. Hikayenin yanlış olduğuyla ilgili bir bilgimiz yok, bu yüzden de varolmayan suç karşıtlarıyız.
    - Ama her ikimiz de akıllı ve mantıklıydık.
  • - You keep a gun under the front seat of your car.. ever since you were robbed in that very, very bad part of town. But the idea of actually using it is a bit...
    - What?
    - Repulsive. So therefore you keep the bullets safely...in the glove box. I'm not here to hurt you. Promise.
    - Arabanın ön koltuğunun altında bir silah tutuyorsun... Şehrin o çok çok kötü bölümünde soyulduğundan beri. Ama onu gerçekten kullanma fikri birazcık...
    - Ne?
    - Tiksindirici. Dolayısıyla kurşunları eldiven çantasında emniyette tutuyorsun.Buraya sana zarar vermeye gelmedim. Söz.
  • - You keep a gun under the frontseat of your car.. ever since you were robbed in that very, very bad part of town. But the idea of actually using it is a bit...
    - What?
    - Repulsive. So therefore you keep the bullets safely...in the glove box. I'm not here to hurt you. Promise.
    - Arabanın ön koltuğunun altında bir silah tutuyorsun... Şehrin o çok çok kötü bölümünde soyulduğundan beri. Ama onu gerçekten kullanma fikri birazcık...
    - Ne?
    - Tiksindirici. Dolayısıyla kurşunları eldiven çantasında emniyette tutuyorsun.Buraya sana zarar vermeye gelmedim. Söz.
  • It is a maxim among these lawyers, that whatever hath been done before, may legally be done again: and therefore they take special care to record all the decisions formerly made against common justice and the general reason of mankind.
    Jonathan Swift
  • Since new developments are the products of a creative mind, we must therefore stimulate and encourage that type of mind in every way possible.
    George Washington Carver
  • One has got to choose between the two evils, also between the lesser of the two evils in the matter of food, and therefore vegetarian food has got to he taken by man in order to sustain human life.
    Morarji Desai
  • Friendships, in general, are suddenly contracted; and therefore it is no wonder they are easily dissolved.
    Joseph Addison
  • But I really want to be an artist, so therefore I have to live a little bit like a monk.
    John Lone
  • People believe that photographs are true and therefore cannot be art.
    Mason Cooley
  • We eat, therefore we hunt.
    Sarah Palin
  • I therefore beg that you would indulge me with the liberty of declining the arduous trust.
    Christopher Gadsden

407 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2025