go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1376 kişi  31 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

always

zf. her zaman, daima
  • Believe me, I've tasted the tears. It's always the same.
    İnan bana, gözyaşını tattım. Her zaman aynı.
  • Somebody's always running out
    of gas and I think you know who.
    İlla birinin benzini biter.
    Kim olduğu malum.
  • You're always happy at first.
    It's how you feel at the end that counts.
    İlk başlarda hep mutlu olursun.
    Önemli olan son zamanlarda ne hissettiğindir.
  • A first love always occupies a special place.
    Lee Konitz
    İlk aşk her zaman özel bir yer işgal eder.
  • Condemned man always gets
    his choice of a last meal.
    İdam mahkûmlarına son yemeklerini
    seçme hakkı tanınır.
  • Hyman Roth always makes money
    for his partners.
    Hyman Roth her zaman
    ortaklarına para kazandırır.
  • I don't think it has any value at all. Someone always takes exception to someone else getting something.
    Hiçbir suretle bir değeri olduğunu sanmıyorum. Biri daima, başka birinin bir şeyi elde edişine itiraz eder.
  • You know how you always say I can ask you anything?
    Herzman sana isteğim her şeyi sorabileceğimi söylerdin, değil mi?

  • That is not always so easy.
    Herzaman o kadar kolay değildir.
  • There´s always been a crisis. lf it´s not inflation, it´s recession.
    Herzaman bir kriz olmuştur. Eğer bu enflasyon değilse, ekonominin küçülmesidir.
  • Whoever is new to power is always harsh.
    Aeschylus
    Herkim çalıştırmak için yeniyse her zaman kırıcıdır.
  • Within each seed.. there is a promise of a flower And within each death, no matter how small...there's always a new life.
    Herbir tohumun içinde...bir çiçek vaadi vardır. Ve herbir ölümde, ne kadar küçük olursa olsun...her zaman bir hayat vardır.
  • When we meet other ways, not always were we sure that they were roads at all, for they be neglect and light snow have fallen, the horses know and they only.
    Her zamankinden farklı diğer yollarda buluştuğumuzda,her zamanki yollar olduklarından emindik,zira ihmal edilmiş ve hafif kar düşmüş,atlar biliyor ve sadece onlar.
  • As always.
    Her zamanki gibi.

  • I had always heard your entire life flashes in front of your eyes the second before you die.
    Her zaman, ölmeden önceki anda tüm hayatının gözlerinin önünden geçip gittiğini duymuştum.
  • I always had the facial hair so I looked older than I was.
    Jimmy Smith
    Her zaman yüz kıllarım vardı bu nedenle olduğumdan daha yaşlı görünüyordum.
  • He always drives slowly, carefully, and well.
    Her zaman yavaş, dikkatli ve iyi sürer.

  • Do you always wear
    your socks in bed?
    Her zaman yatağa
    çorapla mı girersin?
  • The way I've always done it, and the way I'll always do it.
    Her zaman yaptığım gibi ve her zaman yapacağım gibi.

  • We're always here for you, Charlie.
    Her zaman yanındayız, Charlie.

8,203 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026