Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 212 kişi  17 Arl 2017 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

also

 
zf. de, da, dahi, hem, hem de, ayrıca, üstelik, keza
  • Oatmeal can also be steel-cut oats, crushed oats, or rolled oats.
    Yulaf lapası çelik-kesmeli yulaf,ezilmiş yulaf yada haddelenmiş yulaf da olabilir.
  • To admit one's defeat is also a victory of a kind.So in fact we've won!
    Yenilgiyi kabullenmekte bir zaferdir, yani aslında biz kazandık!
  • You were sentenced to death according to the law. I also will notify your relatives like this.
    Yasalara göre, ölüme mahkum edildiniz. Akrabalarınızı bu şekilde bilgilendireceğiz.

  • She also saw the sugarcane, the mill...everything delighted her!
    Şeker kamışını, değirmeni... ona keyif veren herşeyi de gördü.
  • Chief can I also take a week off?
    Şefim ben de bir hafta izin alabilir miyim?
  • Maybe the Nijvel gang is also involved, Chief.Things are the way you thought.
    Şef, belki bu olaya Nijvel mafyası da karışmıştır. İşler düşündüğünüz gibi ilerlemiş olabilir.
  • I was also very shocked to hear that street dancing would be included in the pantomime.
    Sokak dansının pandomim içine dahil edileceğini duyduğumda çok şaşırmıştım.
  • I think Dorsia is also coming tonight. Wear something fabulous.
    Sanırım Dorsia da geliyor bu akşam. Güzel bir şeyler giy.
  • I've also given you a tonic.. that will help to restore your appetite.
    -Thank you very much, sir.
    Sana tonik de verdim. Bu iştahını düzeltmeye yardım edecek.
  • Only 20,000 applicants get their visa.I was lucky enough to get the visa...and I could also take my child.
    Sadece 20.000 başvuran vizesini alabilir. Ben vize alacak kadar şanslıydım. Ayrıca çocuğumu da götürdüm.
  • When I give the word, pull the cord on the right side flap. Your seat cushions are also equipped with a flotation device.
    Parolayı söylediğimde, sağdaki flapta bulunan kordonu çek. Koltuk minderlerin aynı zamanda yüzme aygıtı ile de donatılmıştır.
  • I'm also sensing that you
    have a dead relative.
    Ölü bir ilişkiniz olduğunu da seziyorum.
  • My friend who pees sitting down
    but can also palm a basketball?
    Oturarak işeyen ama aynı zamanda
    turnike atabilen arkadaşım?
  • He also had two first-class airline tickets to Athens, Greece,that he never used.
    Onun da hiç kullanmadığı Yunanistan'a, Atina'ya birinci sınıf iki uçak bileti vardı.
  • She was a fairly bitchy teenager. You were also a fairly bitchy stepmother.
    Oldukça gıcık-dırdırcı bir gençti. Sen de son derece gıcık-dırdırcı bir üvey anneydin.
  • He also felt relatively comfortable.
    O da nisbeten rahat hissetti.
  • He understands what we say .That means, apart from having those powers, he's also very intelligent.
    Ne söylediğimizi anlıyor. bunu anlamı bu güce sahip olmanın dışında, çok da akıllı.
  • Mama-san told me that I've a talent to seduce men. In fact, I also have a talent to seduce women.
    Mama-san bana, erkekleri baştan çıkaracak bir yeteneğim olduğunu söyledi. Gerçekte, kadınları ayartacak bir yeteneğim de var.
  • The doorman who saw Lee was indeed him.The one who told Peter all about it was also him.
    Lee' yi gören uşak gerçekten oydu. Peter' la konuşan kişi de oydu.
  • He said he was in heavy debt from his gambling. Her girlfriend had broken up with him as she also got into debts.
    Kumar oyunundan dolayı yüklü bir borcu olduğunu söyledi. Kız arkadaşı da onu terk etmiş çünkü o oda borca girmiş.

3,124 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2017