go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 356 kişi  26 Ağu 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

already

 
zf. zaten, çoktan; şimdiden; bile
  • I already gave my best. I have no regrets at all.
    William Hung
    Zaten elimden gelenin en iyisini verdim. Hiç pişmanlığım yok.
  • I pretended for year that she was already dead.
    Yıllar boyu onun zaten öldüğünü varsaydım.
  • I already rented the place
    to another family.
    Yeri başka bir aileye
    kiraladım bile.
  • I mean,we just broke up and he's
    already sleeping with another woman?
    Yani, daha yeni ayrıldık ve şimdiden
    başka bir kadınla mı yatıyor?
  • The victim was already dead when we arrived.
    Vardığımızda kurban zaten ölmüştü.
  • They already had him on possession,
    bookmaking, murder one and more.
    Uyuşturucu bulundurmaktan, kanunsuz
    bahisçilikten, cinayetten yakalamışlar.
  • We checked out the taxidermists and we already checked on van rentals.
    Taksidermicileri ve minibus kiralamayı çoktan kontrol ettik.
  • Already? Can't you stay awhile?
    Şimdiden mi? Biraz daha kalamaz mısın?

  • - I feel like I've already won.
    - ( Chuckles )
    Şimdiden kazanmış gibi oldum.
  • I've already written you
    a glowing letter of recommendation.
    Senin için övgü dolu
    tavsiye mektubu yazdım bile.
  • Wow, it's like you're already married.
    Sanki şimdiden evlenmiş gibisin.
  • Oh, I have a feeling
    he already knows.
    Sanırım zaten biliyor.
  • I’ve only been here for three years, and I’m already tired of doing the same thing every day.
    Sadece üç yıldır buradayım ve her gün aynı şeyi yapmaktan çoktan yoruldum.

  • I already broke the seal on the condom!
    Prezervatifin ambalajını açtım bile!
  • Well, this is the eighth day, so I’ve already seen eight countries.
    Peki, bu sekizinci gün, yani sekiz ülkeyi gezdim.

  • Word is out that he's already dead.
    Öldüğüne dair söylentiler var.
  • I have already met him.
    Onunla zaten tanışmıştım.
  • I already talked to him, and he promised
    to stay out of her underwear drawer.
    Onunla çoktan konuştum ve Chelsea'nin iç
    çamaşırı çekmecesinden uzak duracağını söyledi.
  • You know, if I'd wanted them, I would've already taken them.
    Onları isteseydim, zaten çoktan alırdım.

  • They're already so disappointed.
    Onlar şimdiden hayal kırıklığı içindeler.

946 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019