go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 533 kişi  24 May 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

alone

 
s. yalnız, tek başına
  • A simple enough pleasure, surely, to have breakfast alone with one's husband, but how seldom married people in the midst of life achieve it.
    Anne Spencer
    Yeterince basit bir zevktir, kesinlikle, birinin kocasıyla yalnız başına kahvaltı etmesi; fakat hayatlarının ortasındaki ne kadar az sayıda evli insan bunu başarıyor.
  • I was lying in bed alone, and I had an epiphany.
    Yatağımda uzanırken bir görünüş belirdi.

  • You're alone and that seems to depress you "A vicious circle!"But you're too stubborn to change it.
    Yalnızsın ve bu seni depresyona sokuyor.” Kötü niyetli bir daire “bu. Ama bunu değiştiremeyecek kadar aksisin.
  • I'd like to be alone now, Jake.
    Şimdi yalnız kalmak
    istiyorum Jake.
  • I just don't think you should go alone.
    Sadece yalnız gitmemen gerektiğini düşünüyorum.

  • I only want to be alone with you, embrace you and tell you again.
    Sadece seninle yalnız kalmak, seni kucaklamak ve sana tekrar anlatmak istiyorum.
  • Oh, just leave her alone, won't you?
    Sadece onu rahat bırak, olmaz mı?

  • Come alone to Paris where someone badly needs your help.
    Paris'e tek gel. Burada sana fena halde sana ihtiyacı olan biri var.
  • He looked bored and miserable as he huddled there alone.
    Oraya tek başına toplanmışken, sıkılmış ve sefil bir halde görünüyordu.
  • We can't possibly have dinner with him alone.
    Onunla kesinlikle yalnız yemek yiyemeyiz.

  • I'll leave myself alone till then.
    O zamana kadar tek başıma yatayım.

  • She never took the train alone
    o asla yalnız trene binmez
  • I didn't need clothes. I was allowed the opportunity to act out moments you don't get the opportunity to experience in your own life, let alone as a character in a film. I didn't feel naked.
    Marguerite Moreau
    Kıyafetlere ihtiyacım yoktu. Kendi hayatınızda, hatta filmde karakter olarak bile tecrübe etme fırsatınızın olamayacağı anları sahneleme fırsatım oldu. Kendimi çıplak hissetmedim.
  • I know how alone you feel.
    Kendini ne kadar yalnız hissettiğini biliyorum.
  • Is she nuts? I can't be
    trusted alone with that chick.
    Kafayı mı yemiş? O fıstıkla
    yalnız kalmam güvenli olmaz.
  • Jack, I already listened to this in the car. I really think you ought to hear it alone.
    Jack, arabada zaten dinledim. Bence yalnız dinlesen iyi olur.

  • Herb can play with his trains alone.
    Herb trenleriyle yalnız oynuyor.

  • I always thought being alone was something a man had to put up with.
    Her zaman yalnızlığın bir adamın dayanması gereken bir şey olduğunu sanırdım.

  • Does it scare you to be alone in life?
    Hayatta yalnız olmanız sizi korkutuyor mu?
  • Oh,great,so I'm just supposed to
    be alone for the rest of my life?
    Harika, ömrümün sonuna kadar
    yalnız mı kalmalıyım yani?

620 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019