go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 417 kişi  21 Ağu 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

all right

 
ünl. fena değil, peki, olur, tamam
  • I'll come by while you're gone if that's all right .
    Uygunsa sen yokken uğrayacağım.
  • lt's all right l made a mistake, see?
    Sorun yok. bir hata yaptım, tamam?
  • So, what do you say, Dave? Is it all right if I date your ex?
    Ee, ne diyorsun Dave? Eski kız arkadışınla çıksam sorun olur mu?
  • I asked Papa if it was all right for me to dip my hand in the water.And he laughed because I was so timid.
    Babama ellerimi suya daldırırsam sorun olur mu diye sormuştum. Çok korkak olduğumdan dolayı gülmüştü.
  • It's all right to cry, Ford.Crying's good.
    Ağlamanın bir zararı yok, Ford. Ağlamak iyidir.
  • - Calm down, Kees. It's all right Nothing will be left - That's the whole idea. But if we advertise with leaflets or something, I'll hand them out.
    -Sakinleş, Kees. Tamam. hiç bir şey arkada kalmayacak. Ana fikir bu.
    Ama broşür ve benzeri bir şeyle ilan verirsek, hepsini ben dağıtacağım.
  • - Kids these days are very scary. Is your boy all right Yuichi?
    - He's a good kid.
    - Has he asked to dye his hair yet?
    - He hasn't said anything.
    - But I'd dye it for him if he wanted.
    - Zamane çocukları çok korkunç. Oğlun iyi mi Yuichi?
    - O iyi bir çocuk.
    - Saçını boyatmak istemedi mi daha?
    - Birşey demedi.
    - Eğer istiyorsa, saçını ben boyayabilirim.
  • - I'll break every bone in your body. - It's all right It's nothing, nothing at all Just a little misunderstanding. - Let her go, will you? - A small difference of opinion. It's absolutely nothing.
    - Vücudundaki bütün kemikleri kıracağım. - Hadi. Bir şey yok. Hiç birşey yok. Sadece bir yanlış anlama. - Bırak onu, tamam mı? - Sadece küçük bir fikir ayrılığı, başka birşey değil.
  • - All right I'll walk you to your car, if you'd like.
    - Yeah. Sure. It's a bad neighborhood.
    - Maybe I should walk you to your car.
    - I don't have a car.
    - You want a ride home?
    - No, thank you. I'd like to walk. Are you okay to drive?
    - I'm not drunk. You think I am? You'll know when I'm drunk. I'll be throwing up. And I never throw up, so...
    - Tamam. İstersen, seninle arabana kadar yürüyeyim.
    - Evet, elbette. Kötü bir mahalle.
    - Belki de seninle arabana yürümeliyim.
    - Arabam yok.
    - Eve bırakmamı ister misin?
    - Hayır, teşekkür ederim. Yürümek istiyorum. Sen kullanabilecek misin?
    - Sarhoş değilim. Öyleyim mi sandın? Sarhoş olsam anlardın. Kusarım. Ve ben hiç kusmam... o yüzden...
  • - l change the schedule.
    - Don't change it because of me. I'll be all right in a minute. Can you lend me a handkerchief? I must look awful.
    - Programı değiştirdim.
    - Benim için değiştirme. Birazdan düzelirim. Ban bir mendil verebilir misin? Korkunç görünüyor olmalıyım.
  • -I don't wanna ruin your will power.
    - No, it's all right I'm not very good
    at controlling it anyway.
    -So listen.What do you really wanna do with your life ?
    - Motivasyonunu bozmak istemiyorum.
    -Hayır, zararı yok. Her halukarda bunu kontrol etmekte pek iyi değilim.
    -O zaman dinle. Hayatınla ilgili gerçekten ne yapmak istiyorsun?
  • - I thought you were all right in that one movie .
    - Thank you.
    - The one where you played a jewel thief.
    - I never played a jewel thief.
    - No? Who am I thinking of?
    - I don't know.
    - Bir filmde gayet iyi olduğunu düşünüyorum.
    - Teşekkür ederim.
    - Bir mücevher hırsızını oynadığın film.
    - Ben hiç mücevher hırsızını oynamadım.
    -Oynamadın mı? Kimi düşünüyorum o zaman?
    - Bilmiyorum.
  • - Oh my God! You all right?
    - I'm hiccupping blood. How many people you notice all right hiccup blood?
    - What're we gonna do?
    - Well, I'm gonna run.
    - Aman Tanrım! İyi misin?
    - Hıçkırırken kan geliyor. Hıçkırırken kan kusup da iyi olan kaç kişiyi gördün?
    - Ne yapacağız peki?
    - Eh, ben koşuyorum.
  • Acting is definitely put at the back of my mind, if it's there at all right now. It's all entertainment.
    Tina Yothers
  • After years of making wrong decisions in my life, in 1977 I found out that it was all right to be square, simple, and sober.
    Martha Reeves
  • All this cuddling and kissing on stage these days, well it's all right in football when someone scores a goal, but not when you're playing darts.
    Eric Bristow
  • Call it holistic or holographic thinking, it's been quite effective imagining the world's problems are all right in front of you on a smaller scale with your band. You deal with those relationships, and that's where real major change begins.
    Stone Gossard
  • Establishing goals is all right if you don't let them deprive you of interesting detours.
    Doug Larson
  • Everything will be all right - you know when? When people, just people, stop thinking of the United Nations as a weird Picasso abstraction and see it as a drawing they made themselves.
    Dag Hammarskjold
  • Flattery is all right so long as you don't inhale.
    Adlai E. Stevenson

56 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019