Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 172 kişi  21 Oca 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

risk

 
f. riske atmak
i. risk, tehlike
  • When the system is off-line essential services go down, including fire protection. That is a risk I cannot take.
    Sistem çevrim dışıyken, yangın koruma dâhil gerekli servisler kesiliyor. Bu kabul edemeyeceğim bir risk.
  • Is he worth the risk to you, to Martin, to our family? I won't let you take him back
    Sana, Martin'e ve ailemize gelebilecek riske değer mi? Onu geri almana izin vermeyeceğim.
  • What you risk reveals what you value.
    Jeanette Winterson
    Riske soktuğun şey değer verdiğin şeyi açığa çıkarır.
  • A teacher cleared of having sex with a special needs pupils says she had exposed herself to the risk of a false accusation.
    Özel gereksinimi olan öğrencilerle seks yapmaktan aklanan bir öğretmen kendisini yanlış suçlama riskine maruz bıraktığını söylüyor.
  • You daren´t risk that.
    Onu riske sokmaya cesaret edemezsin.
  • If we don't get a piece of that action,
    we risk everything in ten years' time.
    Herhangi bir pay almazsak,
    on yıl içerisinde her şeyi kaybedebiliriz.
  • We'll have to risk working day as well as nights.
    Geceleri olduğu kadar iş günlerini de riske atmak durumunda kalacağız.
  • But though he could swim a little, he did not dare risk going into the pond without some help.
    Fakat biraz yüzebilmesine rağmen biraz yardım almadan havuza girme riskini göze alamadı.
  • You put at risk the live of every man and woman working at this agency
    Bu ecentede çalışan her kadın ve erkeğin hayatını riske atıyorsun.
  • One has a great many wealthy friends who will risk a tax-deductible loss.
    Birinin, vergiden düşülebilir kayıpları riske atacak, oldukça varlıklı dostları vardır.
  • Someday, we may be able to locate an unhealthy risk factor in our DNA and remove it.
    Bir gün DNA'mızdaki zararlı bir risk faktörünü tespit edebilir ve onu yok edebiliriz.
  • Alan's offered to baby-sit so we don't have to risk calling your mother.
    Alan bebeğe bakıcılık yapabileceğini söyledi, anneni çağırma riskimiz yok.

  • -Yet, despite that fear, despite that risk to your life you looked at their faces as they left?
    -Yes, I did.
    - Yine de o korkuya rağmen, hayatını riske atmana rağmen giderlerken yüzlerine mi baktın?
    - Evet, baktım.
  • - They risk their lives for their country.
    - Country isn't your blood.
    - Ülke için tehlikeye atılıyorlar.
    - Ülke, aileye benzemez.
  • - What do you think about it now?
    - It was worth the risk
    - For somebody you don't even know?
    - Şimdi bu konuda ne düşünüyorsun?
    - Riske değerdi.
    - Tanımadığın biri için de mi?
  • -Why do you think he'd harm me?
    - We don't know the answer.How is he worth the risk to you, to Martin, to our family?
    - Neden bana zarar vereceğini düşünüyorsun?
    -Cevabı bilmiyoruz. Seni, Martin'i ailemizi riske atmaya değer biri mi?
  • .- Scissors It was a weapon
    - Why do you think he'd harm me?
    - We don't know the answer How is he worth the risk to you, to Martin, to our family?
    - Makas. O bir silahtı.
    -Neden onun bana zarar vereceğini düşünüyorsun?
    -Cevabı bilmiyoruz.Kendini, Martin’i, ailemizi riske atmaya değer mi o?
  • - Why weren't we told about the kidnapping?
    - Secrecy was essential. We couldn't risk any interference.
    - Kaçırma olayından niye bize bahsedilmedi?
    - Gizlilik çok önemliydi. Herhangi bir müdahaleyi göze alamazdık.
  • - He's talking about risking lives.
    - We won't risk our lives.
    - Who'll kidnap him anyway?
    - We will kidnap him. We'll ask for a ransom of 5 lakhs, but you come and rescue him!
    - Hayatımızı tehlikeye atmaktan bahsediyor.
    - Hayatımızı tehlikeye atmayacağız.
    - Onu kim kaçıracak peki?
    - Onu bizx kaçıracağız. 5 lakh fideye isteyeceğiz ama sen gelip onu kurtaracaksın.
  • - If you practice medicine as a hobby, you risk looking like a dilettante.
    - Ah, yes. Well, that's not me.It's not me.
    - Eğer tıbbı bir hobi olarak tatbik edersen, amatör gibi görünürsün.
    - O evet. Eh bu ben değilim. Değilim.

346 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018