go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1119 kişi  17 Haz 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

lay

lay, lain, lieing, lies
f. koymak, yerleştirmek, sermek, kurmak, hazırlamak, sunmak, ileri sürmek, yüklemek, dinmek, yatmak, sevişmek, yumurtlamak, bahse girmek
i. konum, mevki, durum, hal, yatma, sevişme, şarkı sözü, şarkı, türkü
s. meslekten olmayan, rahip olmayan
  • However all seabirds have to come to land in order to lay their eggs.
    Yine de bütün deniz kuşları yumurtalarını bırakmak için karaya çıkmak durumundadır.
  • You let me lay down naked on top of you!
    Üzerine çıplak olarak
    uzanmama göz yumdun!
  • The last incident only allows usto charge them for an assault. We can't lay charge on Wendy.
    Son olay onları sadece darptan suçlayabilmemize olanak tanıyor. Wendy' yi suçlayamayız.
  • We've enough evidence to lay charges on them. Why are inspectors still pending?
    Onları suçlamak için yeterli delilimiz var. Müfettişler neden zaman kaybettiriyor ki?
  • You lay a hand on her again|and I'll arrest you myself!
    Ona yine el kaldırıyorsun, ben de seni bizzat tutuklarım!
  • You do whatever you want but don't you dare to lay a finger on my girlfriend.
    Ne istersen yap ama kız arkadaşıma dokunmaya sakın cüret etme!
  • Kent, we've enough evidence to lay charges on them: why are inspectors still pending?
    Kent, suçlamaları onlara yıkmaya yeterli delillerimiz var: müfettişler niçin hala beklemedeler?
  • She turned off the light. She lay in bed.
    Işığı kapattı. Yatağa uzandı.

  • Today is a historic day. Sitting on this throne you wil lay the foundation of our freedom.
    Bugün tarihi bir gün. Bu tahta oturarak, özgürlüğümüzün temelini atacaksınız.
  • These rocky shores are hardly a safe place to lay their eggs and each year the marine iguanas have to journey inland.
    Bu kayalık sahiller yumurtalarını bırakmak için neredeyse hiç emniyetli bir yer değildir ve her yıl deniz iguanaları denizden karaya doğru yolculuk etmek zorundadır.
  • Tonight your escorts come to take you to our stronghold. I would gladly lay down my life to save yours.
    Bu gece korumalarınız sizi bizim kaleye götürmeye geliyorlar. Ben de zevkle sizin hayatınızı kurtarmak için kendi hayatımı sunuyorum.
  • It is a septic tank, I sure as hell don't want to open it. We'll just lay the foundation over it.
    Bu bir lağım çukuru. Bunu açmak istemediğimden o kadar eminim ki. Temeli bunun üzerine atarız.
  • I'm going to go lay down.
    Ben biraz uzanacağım.
  • I can never go to sleep, but I can lay quietly and not make a peep.
    Asla uyumaya gitmem ama sessizce uzanırım,çıt çıkarmam.
  • Let me lay it on the line. Johnny
    Fontane will never get that movie!
    Açık açık söyleyeyim.
    Johnny asla o filmde rol almayacak!
  • - It's right here. We'll lay out the swine's favorite foods on the table. Cakes... fruits...
    - Tam buraya. Domuzun sevdiği yiyecekleri masaya koyacağız. Pastalar... meyveler...
  • - Sara, honey, l think you should lay down and get some sleep.
    - l'm not tired.
    - Well, pretend you're tired.
    - Then can l pretend to sleep?
    - Sara, tatlım, sanırıp yatıp biraz uyumalısın.
    - Yorgun değilim.
    - Peki, o zaman öyle gibi yap.
    - O zaman, uyuyormuşum gibi yapabilir miyim?
  • - Sand! Sand! She fainted.
    - You do whatever you want but don't you dare to lay a finger on my girlfriend!
    - Sand! Sand! Bayıldı.
    - Ne istiyosan onu yap ama kız arkadaşıma elini bile sürme!
  • - What I'm telling myself: Take Wise's money. Take a damn vacation. I'll find his rich girl for him and lay in the sun.
    - Keep away from Wise, damn it!
    - Kendime dediğim: Wise'ın parasını al. Kahrolası bir tatile çık. Onun için onun zengin kızını da buluum ve güneşte yatarım.
    - wise'dan uzak dur, kahrolası.
  • - It's late, you know. It's after 9.
    - How late do they let you stay up ?
    - I can never go to sleep. But I can lay quietly and not make a peep.
    - Those pajamas will fit. We'll check on you in the morning.
    - Geç oldun, biliyorsun. 9'u geçti.
    - Ne kadar geçe kadar ayakta kalmana izin veriyorlar?
    - Ben hiç uyuyamıyorum. ama sessizce uzanabiliyorum ve dikizlemiyorum.
    - Bu pijama olur. Sabah sana bakarım.
    -

380 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026